27 Mart 2016 Pazar

BÖL VE YUT (Banu AVAR)

Banu Avar. Yıllar önce televizyonda “Sınırlar Arasında” adıyla yaptığı programla dikkatimi çekmişti. Kültürlü, konusuna hâkim bir kişi olmasının yanı sıra ses tonu ve anlatım tarzıyla da işlediği konuların önemini vurguluyor gibiydi. Dünya siyaseti ve bu siyaset arenasında sözü geçenler ve… Farklı ülkeler, farklı isimler üzerine uygulanan benzer taktikler. Taktiklerin aynı olmasına rağmen bazı insanların kişisel menfaatleri, hırsları ya da yanlış algılamaları sonucunda değişen, belki de yitip giden yaşamlar; değişen sınırlar; bölünen ülkeler…
Sonra program birden yayından kaldırıldı. Sebebi mi?
Kitapta yer alan “GÜL DEVRİMİ”NİN ARDINDAN TİFLİS başlığı altında bu sorunun ayrıntılı cevabını bulabilirsiniz. 

Yıllar sonra... “Böl ve Yut” kitabını geçtiğimiz haftalarda okudum. 2007-2008 tarihinde farklı ülkelere yapılan yolculuklar anlatılsa da asla geç kalınmış bir kitap değil. Kitabı okuduğunuzda bunu daha iyi anlıyorsunuz. Her satır önemli, her söz dikkat çekici... Günümüzde yaşanan ortama ışık tutar nitelikte.
Banu Avar gittiği ülkelerde yöneticiler, muhalifler, gazeteciler ve halkla yaptığı röportajlara da yer vermiş kitabında. Okumanız dileğiyle…  

18 Mart 2016 Cuma

GELİBOLU (Nigel STEEL - Peter HART)

18 Mart, Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü. Biz bugün bu zafere, karşı cephenin gözünden bakacağız. Bizim “Çanakkale” diye adlandırdığımız savaş, onlar için “Gelibolu”. Bizim elde tutmaya çalıştığımız topraklar, onlar için ele geçirilmesi gereken bir yer. Bizim kahraman askerlerimiz onlar için birer düşman.
Kitabı okumakta uzun süredir tereddüt ediyordum. Ne de olsa bizim için dönüm noktası olan bir zaman dilimi karşı tarafın gözünden aktarılıyordu ve bizler onlar için birer düşmandık. Hem de bu toprakları ele geçirmeye çalışan onlar olduğu halde. Ama bir de şöyle düşündüm; karşı tarafta savaşanlar da birer insandı; onların da umutları, hayalleri ve geride bıraktıkları aileleri vardı.
En sonunda kararsızlığımı yendim ve kitabı okudum. Kitap karşı tarafın gözünden o dönemin tanıklığını yapıyor. Askerlerin tuttuğu günlükler ve ailelerine yazdıkları mektuplardan alınan bölümler beni çok etkiledi. Kendi askerlerimizi, bu toprakları bize emanet edip bu diyardan göçenleri, düşündüm. Halkın o günkü durumunu düşündüm. Bir film gibi, bir oyun gibi, birilerinin kurguladığı bir hikâye gibi… Geldiği bu topraklarda “düşman”ları öldürmekten keyif alanlar olduğu gibi ne için burada olduğunun pek de farkında olmadan eline silah alıp savaş kahramanı olmak isteyen gençler de vardı. Ama ne uğruna? Kilometrelerce öteden neden buralara sürüklenmişlerdi, rüzgârın atıp buralara savurduğu gençlerin bu topraklarda işleri neydi? Asıl önemlisi bu rüzgârı harekete geçirenler kimlerdi? Filler tepişirken hep çimenler mi ezilecekti?

13 Mart 2016 Pazar

mart 2016 haber bülteni

Son haftalarda bahar ve kış birbirine çalım atıp dururken mart ayının ortasına geldik. Yine pek çok etkinlik, yarışma, fuar katılımcılarını bekliyor. Bugün ilk bölümde bir fuar hatırlatmam var. Hangi fuar mı?

6 Mart 2016 Pazar

alice harikalar diyarında

Alice maceramıza bugün farklı kulvarlarda devam ediyoruz. Arka arkaya nedir bu Alice yazıları derseniz Mayıs 2016’da yeni bir Alice filmi vizyona giriyor, herhalde ben de ondan etkilendim. Çünkü Alice’in görsel macerasını, ilginç aksesuarları, rengârenk pastaları kitaplarından daha çarpıcı bulanlardanım. Görsel bir şölene hazırsanız koltuklarınıza yaslanın.

5 Mart 2016 Cumartesi

ALİCE HARİKALAR ÜLKESİNDE (Lewis CARROLL)

Bugün sizlerle bambaşka diyarlara gidiyoruz. Nereye mi? Kahramanımız Alice ile birlikte harikalar ülkesine…
Çocukken kitabın kısaltılmış bir versiyonunu okumuştum. Bu yazıyı hazırlamak için okuduğum kitap ise Cumhuriyet gazetesi aracılığıyla da evlerimize konuk olan Hasan Ali Yücel serisinden. Bakalım “Kitaba Başlamadan” bölümünde neler var?

“ ‘Alice’ dünya edebiyatında başlı başına bir tür oluşturuyor. İlkin Oxfordlu Matemetik Profesörü Charles Dodgson’un, bir sandal gezintisi sırasında üç küçük kıza anlattığı masaldan fazla bir şey değilken, 1865 yılında kitap olarak çıkmasıyla ününün dünyayı tutması, hemen birçok dile çevrilmesi bir oldu. Hatta Kraliçe Victoria bile bu kitaptan hoşlanmış ki, yazardan, başka yapıtı çıkarsa hemen kendisine göndermesini istemiş. Bu isteği üzerine gönderilen kitaba epeyce şaşmış olacak; çünkü Charles Dodgson’un bundan sonra çıkan kitabı ‘Determinantlar Üzerine Bir Deneme’ oldu! Gerçi ağırbaşlı profesörün kendi alanında yazılmış böyle daha birçok bilimsel yapıtı vardır; fakat ününü onlara değil, Lewis Carroll takma adıyla yayınladığı ‘Alice Harikalar Ülkesinde’, ‘Aynanın İçi, Alice Orada Neler Gördü’ gibi şaheser saçmalarına borçludur.
Garip görünebilirse de ‘Alice’ ile başlayan bu tür yapıtlar hem edebiyat tarihine giriyor, hem ‘nonsense’ (saçma) diye nitelendiriliyor.”