Uzun zamandır Zülfü Livaneli’nin roman tarzındaki eserlerinden birini okumayı düşünüyor; fakat bir türlü cesaret edemiyordum. Neden mi? ZülfüLivaneli denemelerini ve köşe yazılarını çoğu zaman beğeniyle okuyorum. Bu da romanları konusunda bende yüksek bir beklenti oluşturdu doğal olarak. Ancak kendisinin "Huzursuzluk", "Konstantiniyye Oteli" ve "Kardeşimin Hik â yesi" adlı romanlarını okuyan arkadaşlarımdan genellikle iki türlü yorum duyuyordum. Ya “çok güzel”, “muhteşem” ya da “beğenmedim”, “hayal kırıklığı”. Sonra bir yerden başlamam lazım dedim kendi kendime. Bu sözün zihnimde dolandığı günlerden birinde karşıma “Engereğin Gözü” adlı kitap çıktı. Daha önce kimseden bu ismi duymamıştım. Dolayısıyla herhangi bir yorum, fikir yürütmeyle de karşılaşmamıştım. Zamanıdır diyerek kitabı elime aldım ve benim için doğru zamanda doğru seçim gerçekleşmiş oldu.
Okumak yetenek midir alışkanlık mı? Kitap okumaya mutlaka çocuklukta mı başlamak gerekir yoksa herhangi bir zamanda gösterilecek kararlılık akışı tersine çevirmeyi sağlar mı? Zorunluluktan mı okuyoruz okumayı sevdiğimiz için mi? Sorular, sorular... Ya cevaplar? Galiba herkesin cevabı kendinde saklı!
2018 yılıyla yollarımızı ayırıp 2019’a merhaba derken, yılın son kitabı Kemal Tahir’in “Yol Ayrımı”. Kitap aynı zamanda “Esir Şehir Üçlemesi”nin de son kitabı. Yüksekkaldırım, 1930 Üçlemenin ilk iki kitabına da göz atmak isterseniz… “ EsirŞehrin İnsanları ” ve “ Esir Şehrin Mahpusu ”. Üçleme hakkındaki düşüncelerim yazımın sonundaki “Kitap Hakkında Kim Ne Demiş?” bölümünde. Üçüncü kitap “Yol Ayrımı”, Ağustos 1930 tarihiyle başlıyor. Vakit gazetesindeyiz. O dönemin en önemli haber alma vasıtası “gazete”. Biz de dönemin gazete başlıklarından yola çıkarak dönem hakkında fikir ediniyoruz. Hummalı bir çalışma söz konusu. Serbest Fırka’nın kuruluşu atlatma haber olarak gazetenin birinci sayfasına taşınacak. “Günün şartları içinde Fethi Bey’in Serbest Fırka adında bir muhalefet fırkası kurabilmesi aklın kolayca kabul edebileceği bir şey değil… Çünkü iktidarda olan Cumhuriyet Halk Fırkası’nın büyük lideri bizzat Gazi Hazretleri… Başvekil İsmet Paşa da, onun genel başk...
Faruk Nafiz Çamlıbel ’ in , “ Han Duvarları, Çoban Çeşmesi, Kıskanç ” adlı şiirlerinin de bulunduğu bir kitap: “Bir Ömür Böyle Geçti ” Peki sizin ömrünüz nasıl geçiyor? Habersiz mi, rüzgar gibi mi...? Belki de geçen ömür ya da zaman değil, bizleriz. Ancak, Nafiz ’ in dediği gibi bir ömür bin bir murada yetmiyor olabilir. Ya da kim bilir?... “ Hayat bir andır; o da bu andır! ”
Mis kokulu çiçekler, muhteşem bir çiçek serası; yılların yorgunluğunu ve esrarını üzerinde taşıyan bir malikâne. “Böğürtlen Kışı” ve “Mart ve Menekşeleri” kitaplarının yazarından yine çiçek kokulu bir kitap: “Son Kamelya” “ Kaderim senin ellerinde… Victoria çiçek diline göre, kamelya çiçeğinin anlamı.”