Kayıtlar

Ocak, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SİNEMAYI SANAT YAPANLAR (Atilla DORSAY)

Resim
Sinemaya gitmekten hoşlanır mısınız? Film izlemekten? Eskiden vizyondaki filmlerin sıkı takipçisiydim. Sinemaya gitmekten de büyük keyif alırdım. Gün oldu, devran döndü. Film izlemekten hoşlansam da sinemaya gitmekten eskisi kadar keyif almıyorum artık. 
Bir önceki okulumda öğretmen arkadaşlarla küçük bir grubumuz vardı. Özellikle seminer döneminde toplanır, seçtiğimiz filmleri izler ardından da pasta börek eşliğinde o gün seyrettiğimiz film hakkında yorumlar yapardık. Bazen muhabbet, oyuncuların magazin yaşamlarına, kıyafetlerine de evrilirdi. Keyifli film günleri.



Herhalde o keyifli sinema saatlerinin etkisiyle olsa gerek son yıllarda “ev sineması”ndan daha bir hoşlanır oldum. Bu arada seyredeceğim filmlerde de epey seçici davranmaya başlamışım. İzlediğim filmlerle ilgili küçük bir seçkiyi “körlük filminin hatırlattığı film ve kitaplar” adlı yazımda bulabilirsiniz.

Bu girizgâhtan ve bugünkü başlıktan anladığınız üzere kitabımız sinemayla ilgili. Atilla Dorsay’ın “Sinemayı Sanat Yapanla…

MATİLDA (Roald DAHL)

Resim
Çocuk kitapları okumaktan hoşlanır mısınız? Ne de olsa “Her yetişkin bir zamanlar çocuktu”. Gerçi bana göre “Her yetişkin her zaman biraz çocuk olmalıdır.” Belki de bu sebeple çocuk kitapları okumaya ve animasyon filmleri izlemeye bayılıyorum. Özellikle çocukların ruhuna hitap edebilen cıvıl cıvıl, neşeli; hem güldüren hem düşündüren eserler tam bana göre.



Önceki yıllarda “Charlie’nin Çikolata Fabrikası” adlı filmi seyretmiş ve çok beğenmiştim. Okul kütüphanesinde aynı adlı eseri ve Roald Dahl ismini görünce kitaptan uyarlama olduğunu öğrenmiş oldum. Ancak filmi o kadar beğenmiştim ki kitabı okumayı tercih etmedim. “Keşke önce kitabı okumuş olsaydım.” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Çünkü hikâyenin anlatımı, karakterlerin diyalogları başarılı bulduğum ayrıntılardandı.






Kitabın yazarı Roald Dahl’ın adı zihnimin kuytu köşelerine yer etmiş, bense çoktan başka kitaplarla yeni maceralara yelken açmıştım. Ta ki o güne kadar. Aralık ayının son günlerinde öğrencimin elinde “Matilda”yı görünce “Ah…

ÜNLÜ HİKAYELER

Resim
“kitap pınarım”ı takip edenler hikaye türünden hoşlandığımı bilirler. Ortaokul yıllarında ders kitaplarında yer alan hikayelerle başlayan bu sevdam üniversite yıllarında da devam etti. Öğretmenliğe başladığım ilk yıllarda deneme, biyografi, gezi, anı gibi farklı türlere yönelmem bir ara hikayenin tahtını sallar gibi olduysa da o, yerini korumayı bildi.
Bugün yine bir hikaye kitabı tanıtmak istiyorum sizlere. “Altın Çocuk Kitapları”na ait 1983 basımı bir kitap: “Cumhuriyet Öncesi Yazarlarımızdan Ünlü Hikayeler”. Bulabilirseniz ancak sahaflardan ya da kütüphanelerden temin edebilirsiniz.

Kitapta pek çok yazarımızın,bir kısmını muhtemelen bildiğiniz, hikayeleri var. Çoğunu daha önce okumuş olmakla birlikte ilk defa karşılaştıklarım da oldu. Örneğin Halit Ziya’nın “Altın Nine” isimli hikayesi pek hoşuma gitti. Ahmet Naim Çıladır’ın “Kuduz Düğünü” başarılı ve canlı bir anlatıma sahip; ama günümüzde böyle bir hikayenin çocuk kitaplarında yer almasına pek de sıcak bakmayan bir kesim mutlaka ol…

ELA GÖZLÜ PARS CELİLE (Osman BALCIGİL)

Resim
Yeni yılın bu ilk yazısında öncelikle herkese sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yıl diliyorum. Umarım ömrümüze güzel bir yıl ekleyebileceğimiz günler yaşarız.

Bugünkü kitabımız “Ela Gözlü Pars Celile”.


Kitap ismiyle dikkatimi çekmişti önce ve tabii ki tanıtım sözleriyle: “Nâzım Hikmet’in annesi, Yahya Kemal’in sevgilisi, Osmanlı’nın ilk kadın nüressamı”. Yazarı da Osman Balcıgil olunca fazla düşünmeme gerek kalmadı, kitabı hemen aldım. “Kitap Hakkında Kim Ne Demiş?” bölümüne geçmeden önce her zaman olduğu gibi kitabın satırlarında biraz gezinelim yine.

1950 yılının 9 Mayıs’ı. Celile’nin durumunu anlatan üç sayfalık bölüm. Hemen ardından yıl 1902. Selanik. Celile, 9 aylık hamile. Eşi Hikmet hariciye görevlisi. İkisi de köklü ailelerde yetişmiş, kültürlü kişiler, iyi derecede Fransızca biliyorlar.  1950 ve 1902 yıllarını vurgulamamın sebebi Nâzım’ın doğumuyla başlayan hikâyenin, açlık grevine başladığı dönemin hikâyesiyle paralel olarak verilmesi. Celile’nin geçmişten alıp getirdikleri, mu…