Kayıtlar

2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

kimdir bu yazar

Resim
Bugün yine mini bir sınavımız var. Merak etmeyin sorular kolay. "kitap pınarım"da yer verdiğim bazı kitapların yazarlarını soruyorum size. İyi bir takipçi ya da dikkatli bir okursanız hemen hepsini doğru cevaplarsınız zaten. Hem soru sayısı da az. Dedim ya mini sınav.




"Kimdir bu yazar?" sorularımıza başlayalım. 

Yazarları daha rahat bulabilmeniz için hem yazarla ilgili birkaç ipucu var hem de yazarın fotoğrafı. 

Sorunun sonundaki "CEVAP" bölümüne tıkladığınızda bağlantı sizi yanıta götürecek.

1

İlk yazarımız Ankara doğumlu. 
Ortaokuldayken ilk öyküleri "Varlık" dergisinde yayımlanmış.
Öyküleri Fransızca, Almanca, İngilizce başta olmak üzere pek çok dile çevrilmiş.

Benim de severek okuduğum "Sis Kelebekleri" yazarın en bilinen eserlerinden. 

Kimdir bu yazar?

CEVAP


2

İkinci yazarımız Cumhuriyet dönemi edebiyatının önemli isimlerinden. 1914 - 1970 yılları arasında yaşamış. Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü. Yazdıklarında kimi zaman biyografik ögelerden ya…

sinekitap

Resim
Başlıktan da anlaşılacağı üzere bugün hem kitap hem de film kategorisinde yer alan eserlere şöyle bir bakacağız.



"Kitabını okumak mı, filmini izlemek mi?" diye sorulduğunda çoğu zaman hiç düşünmeden "Kitabı okumak" derim. Ancak bazen istisnalar da olmuyor değil. Örneğin E.T. filminin hem kitabını okumuş hem filmini izlemiştim. Tercihim filmden yana. Kitaptaki anlatımı nedense biraz kuru bulmuş, filmin çekimlerinden ise oldukça etkilenmiştim.



Filmine öncelik vereceğim bir diğer kitap ise "Alice Harikalar Diyarında". Alice filmleri benim için görsel bir şölen olduğundan her daim keyifle izleyebilirim. 

Ama çoğu zaman da tam tersi geçerli. Örneğin "Açlık Oyunları"nın kitabını çok beğenmiş; ancak filmi ilk yarısında bırakmıştım. Kitaptaki anlatım beni epey etkilemiş olacak ki film aynı etkiyi yaratmayınca izlemekten vazgeçtim. Aynı şey "Alacakaranlık" serisi için de geçerliydi. Tercihimi yine kitaptan yana kullanırım.

Bu konuda beni şaşırtan ç…

okuma halleri

Resim
Kitap tanıtımlarına bir süre ara verdim bazılarınızın bildiği gibi. Yaz rehavetine hemen kapılıveriyorum nedense. Biraz mola hepimize iyi gelecektir diye düşünüyorum. 
Bu süre içinde ne yazarım, ne yaparım diye pek düşünmedim açıkçası. Spontane yazılar olacak muhtemelen.
Aklıma gelen ilk konu "okuma halleri". Kitap okumayı seviyorsanız "okuma halleri"nden bir ya da birkaçına siz de kendinizi dâhil edebilirsiniz muhtemelen.




Bazılarımız okurken halden hale geçerler. Kitap çok heyecanlıysa, akıp gidiyorsa ve biz satırlar arasında kaybolduysak şekilden şekle girebiliriz. 


İtiraf etmem gerekirse çocukken okuma hallerim hemen hemen yandaki gibiydi. Koltukta döne döne kitap okurdum. Bazen koltuğa sığamaz kendimi yerde oturup sırtımı koltuğa dayamış bulurdum. Kitabın kahramanlarıyla birlikte maceradan maceraya atılır, heyecandan yerimde duramazdım. 
Yıllar geçip koltuktaki hareket kabiliyetim kısıtlanınca bendeki okuma halleri de değişmeye başladı. Hem zaten artık yaş alıyor, o…

BENİM ADIM KIRMIZI (Orhan PAMUK)

Resim
Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk'tan bir kitap seçtim bugün için. Yıllar önce üniversitede okurken "Yeni Türk Edebiyatı" dersinde adından sıkça söz ettiğimiz, eserlerini tartıştığımız bir yazardı. Bu kadar sık söz etmemizin sebebi, arkadaşlardan birinin tam anlamıyla bir Orhan Pamuk hayranı olmasıydı. Derste ne yapar eder sözü yazara getirirdi. Hocamız aynı hayranlığı taşımadığı için olsa gerek biraz da gençlik heyecanıyla görüşlerini kabul ettirebilmek, Pamuk'un çok büyük romancı olduğunu ispatlayabilmek için sonsuz bir gayret gösterirdi. O, bütün romanlarını okumuştu ve biz de sayesinde "okumadan" fikir sahibi olmuştuk. 
Neyse lafı daha fazla uzatmayayım yazarla tanışıklığım böyle başladı. "Hangi romanını okumalıyım?" düşüncesi kafamda dolanırken "Benim Adım Kırmızı" benim için ön plana çıktı. Bunda görsel sanatlara olan ilgimin de etkisi olduğu yadsınamaz tabii. Ne de olsa kitapta "minyatür" sanatından söz ediliyordu.

Kitabı…

Bu da benim öyküm

Resim
Artık buluşma günümüz SALI; ama öncesinde son bir pazar yazısı. 

"Bu da Benim Öyküm". Benim değil, Mine Soysal'ın öyküsü. Çocuk ve gençlerin keyifle okuduğu "Eyvah Kitap"tan. Umarım siz de beğenirsiniz.

BU DA BENİM ÖYKÜM
Ben kitap okumayı sevemediğini sanan bir çocuktum. Denize girmek, bahçede oyun oynamak, bisikletle kaybolmak, uyumak ya da yığınla harika başka şey yapmak dururken kitap okumaktan çok sıkılırdım. Oysa iki ablam da sürekli kitap okur ve bundan mutluluk duyarlardı. Nasıl böyle olabildiklerini hiç anlamaz, yine de alttan alta imrenirdim onlara. Günün birinde ablalarımdan biri elime bir kitap tutuşturdu. Çok kalındı. Duraksadığımı görünce üstüme düşmedi, yalnızca “Korkma, bir dene!” dedi. Denedim. Harikaydı! Birkaç günde bitirivermiştim koca kitabı. O, benim “büyülü kitabım” oldu. Bugün ne yazarını ne adını hatırlıyorum. Ama konusu, geçtiği yerler, kahramanları, hatta ne giydiklerine varıncaya kadar birçok ayrıntısı hâlâ aklımda. Şimdi geriye dönüp bakt…

Canım Kitaplığım

Resim
Merhaba, 

Bir salı gününden daha merhaba. Daha önce de belirttiğim gibi temmuz ayından itibaren sadece salı günleri buluşacağız kısmetse. Pazarın yıllardır süren hükümranlığı ufak bir değişikliğe uğradı. Umarım yeni gününde yine ilgiyle takip ettiğiniz bir blog olur "kitap pınarım".

Bugün sizler için seçtiğim yazı Celal Özcan'dan: "Canım Kitaplığım".

CANIM KİTAPLIĞIM

Bir sürü kitabım oldu. Küçük kitaplığımın raflarını doldurdular. Hepsini seviyorum. Sevilmez mi? Kitap bu! Hele en güzeliyse…
Önce öğretmenimin önerdiklerini aldım. Okudum da. Bende okuma merakı geliştiğini gören annem, babam, ağabeyim ve akrabalardan kimileri fırsat buldukça bana kitap armağan ettiler. Bunlara, birkaç yaş günümde arkadaşlarımın verdiklerini de eklersek varın siz hesap edin ne kadar çoğalmış.
Hepsini okuyamadım. Birden yığıldılar. Ama büyük bir hızla okumayı sürdürüyorum. Yakında bitireceğim. (...)
Benim kitaplarım hep çiçek kokar. Renk renk güzellik kokar. Barış ve sevgi yayılır onların …

EROİNLE DANS (Canan TAN)

Resim
Uzun zaman önce okuduğum kitaplardan biri “Eroinle Dans”. Okuması için kuzenime vermiş; ancak neredeyse “hediye ettiğimi” düşünmeye başlamıştım. Sadece bir kitap da değil, “Ablacım bunları senden almıştım değil mi?” dediğinde fark ettim ki epey kitabım ondaymış; hepsini blog yazmaya başlamadan önce vermiştim ona. Dolayısıyla bu kitaplar blogumda yer almıyor. Neyse bir iki fireyle tekrar kavuştum kitaplarıma.
Hepsini tekrar okuyup sizlerle paylaşır mıyım şu anda kararsızım. Şimdilik iki tane. Birini bugün sizlerle buluşturuyorum. Aslında kitapları ramazandan önce okumuştum; ancak sıralamada ufak bir değişiklik yapınca paylaşım bugüne kısmetmiş.

Özel okulda çalıştığım dönemde öğrencilerimin müthiş bir Canan Tan hayranlığı vardı ve en beğendikleri kitaplardan biri de "Eroinle Dans"tı. Rehberlik öğretmenimiz kitabın okunmasına şiddetle karşı çıkmasına rağmen öğrencilerimizin çoğu kitabı evlerinde okuyup bitirmişti bile.
O dönemde fark ettim ki çocuğa/gence bir kitabı okumayı yasakl…