Kayıtlar

FATİH İSTANBUL KAPILARINDA (Enver Behnan ŞAPOLYO)

Resim
Bir çağın kapanıp yepyeni bir çağın başlaması
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi Enver Behnan Şapolyo’nun yazmış olduğu “Fatih İstanbul Kapılarında”

Yine meşhur “hazine sandığı”mdan bir kitap. Basım tarihi 1965.

Enver Behnan Şapolyo ismini daha önce duymamıştım. İnternet'te yaptığım araştırmada ünlü bir tarihçi olduğu belirtiliyor; ama anladığım kadarıyla yurt dışında daha tanınmış bir isim. Kim olduğunu merak ediyorsanız “Edebiyat ve Sanat Akademisi”nde “Enver Behnan Şapolyo ve Eserleri” adlı yazı size yardımcı olur kanısındayım. Kitapta Fatih Sultan Mehmet’in hayatından yola çıkılarak Osmanlı’da devlet yönetimi aktarılıyor. Fatih’in İstanbul’u fethi kitabın ana konusunu teşkil ettiği için Osmanlı’nın teşkilatları devlet yapısı daha bir ön planda. Ama tüm bunlar detaya girmeden, ana hatlarıyla okuru sıkmayacak şekilde anlatılmış. 

“Yukarıda gök mavi, aşağıda yer yemyeşildi. İkisi arasında insanlar mutlu günler yaşıyorlardı. Bu devirde Türk milleti de şanlı günlerinin bahtiyarlığı…

EVLİYA ÇELEBİ

Resim
Bugün ünlü seyyahlarımızdan Evliya Çelebi ile uzun bir seyahate çıkıyoruz. Bizim seyahatimiz bir nev’i “zaman”da ve “mekân”da yolculuk olacak. Evliya Çelebi’yle birlikte yaşadığı döneme yani 17. yüzyıla uzanacağız. Onunla birlikte pek çok yeri dolaşacağız.
“Seyahatnâme”sinden seçmelerle “Evliya Çelebi”

Elimdeki kitap “İskit Yayınevi”ne ait, 300 sayfalık, 1962 tarihli. Üniversitede okurken “Eski Türk Edebiyatı” dersimizde Evliya Çelebi’nin Seyahatnâmesi’nden parçaları Osmanlıcasından okumak durumundaydık. Noktalama işaretlerinin neredeyse olmadığı, Arapça ve Farsça tamlamaların bol miktarda bulunduğu metinler pek çoğumuzu zorluyordu. Okumalarımda yardımcı olması amacıyla bu tarz bir kitap arıyordum. Latin harfleriyle yazılmış, ancak sadeleştirilmemiş bir Seyahatnâme metni... Neyse sözü uzatmayayım Mehmed Aksoy ve Server İskit’in derlemiş olduğu bu kitap hem benim hem de arkadaşlarımın oldukça işine yaramıştı. Derslerde okuduğumuz metinlerin bir kısmı bu kitapta da yer alıyordu ve biz Osm…

DEDE KORKUT HİKAYELERİ

Resim
Edebiyat tarihimizin önemli eserlerinden “Dede Korkut Hikâyeleri”ne yer vermek istedim bugün. Bir süre önce Unesco tarafından “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi”nde yer alan hikâyelerin öneminin sık sık vurgulanması gerektiğini düşünüyorum.


Kültürümüzü, dilimizi, yaşayışımızı,inancımızı anlatan bu eserin orijinal yazmaları maalesef yurt dışında. Gerçi bazen bu eserlerin yurt dışında olduğuna sevinsem mi üzülsem mi ona da karar veremiyorum ya! Şu anda kütüphanelerimizde yüzlerce, binlerce el yazması eser var. Hangisinin kıymetini ne derece biliyoruz, bunları okuyup gün ışığına çıkarma gayretinde miyiz, tartışılır. Batılıların farklı kültüre ait pek çok eseri kütüphanelerinde toplayıp bir o kadarını da tahrip ettikleri göz ardı edilemez bir gerçek. Hangi eserlerde ne gibi bilgiler var, batılı ülkeler bu bilgilerden hangi anlamda nasıl yararlanıyor, bilmiyoruz. Ne acıdır ki kütüphanelerden, doğru kaynaklardan, gerçek belgelerden gittikçe uzaklaşıyoruz çoğumuz. Googl…