Yayınlar

GÖÇEBE (Knut HAMSUN)

Resim
Benim gibi yolu, yolculuğu seven biri için cazip bir kitap ismi: “Göçebe”. Knut Hamsun’un bu eseri gezgin ruhuma adeta yeni bir kapı araladı.
Yolu, yolculuğu; kırı, kırsalı; doğayı seviyorum. Her ne kadar büyük şehrin cenderesinde çoğu zaman kendimi kıskaca alınmış gibi hissetsem de doğaya olan aşkım onun da formülünü bulmama yardımcı oldu galiba. Güneşin doğuşu, batışı; bir kuşun cıvıltısı; bir kedi ya da köpeğin huzur içinde mışıl mışıl uyuması ve yakalayabildiğim pek çok an. Anlık keyifler, küçük mutluluklar... 
Bazen toplu taşıma araçlarında cep telefonuna gömülmüşlere bakarken düşünüyorum pencereden dışarı bakıp bulutları seyreden bir ben mi varım diye…
İşte “Göçebe” ben tam da bu ruh halindeyken “hazine sandığım”dan bana göz kırptı. Cem Yayınları baskısı ve Behçet Necatigil çevirisi olması benim için kitabın önemli getirilerinden.
Kitap Hakkında
İlk sayfalarda Behçet Necatigil’in “Knut Hamsun ve Eseri” adlı bir giriş yazısı var. Yazar ve kitabı hakkında verilen bu bilgiler benim için…

BİTİK (Mehmet ANIL)

Resim
Mehmet Anıl ismini daha önce duydunuz mu? Ya da “Bitik” adlı kitaba rast geldiniz mi bir yerlerde? Bana sorulacak olsaydı, bu kitabı görünceye kadar “Hayır” derdim. Eee nereden nereye bu kitap? Merak ettim de mi aldım? Yoo… Kitabın konusu, en azından arka kapakta yazdığı kadarıyla, benim için çok sıradandı. “Mükemmel bir eş: Mine ve evliliğinden sıkılmış bir adam: Adem”
Mehmet Anıl’ın “Bitik” adlı kitabını almamdaki en önemli sebeplerden biri indirim günlerinde gerçekten uygun bir fiyatı olmasıydı. İkinci sebep de yayınevinin “Can Yayınları” olması. Bilmediğim bir yazar, duymadığım bir kitap ama çocukluğumdan beri takip ettiğim bir yayınevi. Bu kitapla birlikte yayınevinin kitap seçmemde ne kadar etkili olduğunu fark ettim. Sadece yayınevine bakıp “iyi bir kitap”la buluştuğunuzu tahmin etmek ve kitabın sonunda tahmininizin boşa çıkmadığını görmek…Büyük keyif.
Dediğim gibi konu benim için oldukça sıradandı. Başlarken de klasik bir aldatma hikâyesi diye düşündüm. Ama kitabın sayfalarında …

cephane sandığında kitap

Resim
Merhaba Sevgili Kitap Dostları,

Bugün yine bir kitabın tanıtımı vardı sırada ama aşağıdaki yazıyı okuyunca yarın da malum 19 Mayıs...

Bu yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim. Asıl savaşın ne olduğu, ne yapmamız gerektiği hakkında hoş bir anekdot. Umarım siz de beğenirsiniz.


CEPHANE SANDIĞINDA KİTAP
Atatürk, 16 Mayıs 1919’da Samsun’a gitmek için ayrıldığı İstanbul’a, yıllar sonra 1927’de ilk kez dönecekti. Kütüphanecisi Nuri Ulusu’ya, gezide yanında götürmek istediği kitapların bir listesini verdi. Liste o kadar uzundu ki Nuri Ulusu, karton kutular bulup kitapları kutulara yerleştirmeye başladı. O sırada kütüphaneye giren Atatürk, Ulusu’ya ne yaptığını sordu. Nuri Ulusu, “İstediğiniz kitapları kutulara koyup trene taşıyacağım.” deyince Atatürk, “Dur, biraz bekle!” dedi, kütüphaneden çıktı. Biraz sonra, kütüphaneye muhafız birliğinden iki er geldi. Ellerindeki cephane sandıklarını bırakıp çıktılar. Nuri Ulusu, cephane sandıklarının kütüphaneye niye getirildiğini düşünürken Atatürk yeniden gel…

KUŞLAR YASINA GİDER (Hasan Ali TOPTAŞ)

Resim
Okuyacağınız kitapları neye göre seçersiniz? Yazarı, yayınevi, fiyatı; kitabın adı, kapağı, sayfa sayısı, yazı düzeni… Bazen biri bazen diğeri ön plana çıksa da, bu sefer biraz daha eşdeğerdi sanki birçok şey benim için. Fotoğraftan da anlaşılacağı üzere D&R indiriminden aldığım bir kitap. Ama sadece fiyatı değildi bu sefer beni cezbeden; çünkü pek çok kitapta indirim vardı ve ben mağazaya girdiğim ilk anda hangi kitabı alsam diye oradan oraya dolanıyordum. Sonra yavaş yavaş gözlerim alışmaya başladı ve fiyat etiketleri geride kalırken kitaplar, yazarlar, isimler ön plana çıkmaya başladı. Nihayet ilk şoku atlatmıştım, her indirim döneminde olduğu gibi, ve artık kitaplarla temaşa halindeydim. Hasan Ali Toptaş pek çok yerde, sık rastladığım isimlerdendi; ancak kitaplarıyla buluşmam nedense bir türlü gerçekleşmemişti. Kitap kapağındaki fotoğrafın etkisinden midir, “Kuşlar Yasına Gider” ifadesindeki hüznün cazibesinden midir bilmiyorum diğer kitapların arasından sıyrılıp kütüphaneme ula…

yakında

Resim
Merhaba kitap dostları,
Eylül sonundan beri verdiğim arayı nihayetlendirme kararı aldım. Bu kararı aldım almasına da ne kadar uyarım nasıl olur, nasıl gider bilmiyorum. “zorunlu bir ara” diyerek ayrılmıştım sizlerden. “Ne zaman dönerim?” sorusunun cevabı bir türlü netleşmemişti kafamda.
Bu süre içerisinde pek çok yenilik, değişiklik oldu hayatımda. Bazen zor süreçler bazen huzur dolu zamanlar hep bir aradaydı yine. Yeni meraklara uzanan yollar kitap okuma macerama sekte vurmadı belki ama işin “sizlerle paylaşma” kısmına biraz uzak kaldım galiba. Şu anda yaptığım bir kesin ve düzenli dönüş değil belki… Eskisi gibi her hafta sizlerle olamayacağım; ancak yine de işin ucundan tutmaya niyetliyim.
Bakalım bu süreçte hangi kitaplarla birlikte olacağız? “Aaa bak bu kitap da var!” diyeceğiz.
Kitap okumayı ve okuduklarımı sizlerle paylaşmayı seviyorum. Umarım siz de devam eden bu macerada bana eşlik edersiniz.
Yakında görüşmek üzere…
Kitap okumayı ve hayata gülümsemeyi unutmayın ve şu günlerde lütf…