Kayıtlar

Zorunlu bir ara

Resim
Sevgili "kitap dostları",

Şu sıralar ev ve iş hayatımda yaşadığım yoğunluk sebebiyle buraya yeterli zaman ayıramayacağım için blog yazılarıma bir süre ara veriyorum. Bu sürenin ne kadar olacağı konusunda bir fikrim yok. 

Hayat akışında önceliklerimiz zaman zaman değişebiliyor; ama isteyerek ama mecburiyetten. Benim için "Her şeye yetişirim. On parmağımda on marifet var." sözü hiçbir zaman geçerli olmadı. Ben genellikle o anda vakit ayırdığım şeylere özen göstermeyi daha çok seviyorum galiba. Buraya ayırdığım vaktin büyük bir kısmını diğer işlerime bölüştürmek durumundayım şu sıralar. 

Okumaya tabii ki devam ediyorum. Kitaplar hayatımın bir parçası. Ama ne yaparsam yapayım gün 24 saat ve hafta 7 gün. Ve ben bazıları gibi "süper kahraman" (!) değilim.

Neyse lafı daha fazla uzatmayayım. Yeniden görüşünceye kadar kitap okumayı ve hayata gülümsemeyi unutmayın.


BÜYÜLEYİCİ BAĞIRSAK (Giulia ENDERS)

Resim
Sağlıklı beslenme, sindirim sistemi, mikrobiyota, ikinci beyin. Son zamanlarda sıklıkla duyduğum ve duyar duymaz zihnimde "bağırsak" sözcüğünün canlanmasına sebep olan ifadeler.



Sağlık alanındaki gelişmeler benim için o kadar başdöndürücü ki bu alanda yazılmış kitaplar ister istemez ilgimi çekiyor. "Büyüleyici Bağırsak" da bu kitaplardan biri. Bu sebeple Murat Balanlı'nın "Titreşim Tıbbı"ndan sonra yine sağlığımızla ilgili bir kitaba yer vermek istedim bugün.

Bakalım "Büyüleyici Bağırsak" sizi de büyüleyecek mi?


Kitap Hakkında
Seninle bir D&R mağazasında karşılaştık. Mağaza bazı kitaplarda indirim yapmıştı. Ben şu sıralar elimdeki kitapları okuyup tamamlama derdindeyim ama bu kampanyaya kayıtsız kalamadım. 
Kampanyaya dahil olan kitapları incelerken birden renkli kapak tasarımın ve kocaman yazılarınla dikkatimi çektin. Tabii bir de arka kapaktaki tanıtım yazın... 



Seni satırlara aktaran 1990 doğumlu tıp öğrencisi Giulia Enders. Çizimlerin ise…

BUDAPEŞTE'DE BAHAR (Ferenc KARİNTHY)

Resim
Bazı kitaplar vardır. Sizi bulunduğunuz yerden alır bambaşka diyarlara götürür. Orada yaşayan insanları tanır, onlarla hemhâl olursunuz. Onların derdi sizin derdiniz, üzüntüsü sizin üzüntünüzdür. Ufacık bir gülümseyişleriyle siz de gülümser; mutlu olduklarında sevinirsiniz.

İşte Ferenc Karinthy'nin "Budapeşte'de Bahar" isimli kitabı tam da böyle bir eser oldu benim için.





Kitap Hakkında

Merhaba sevgili kitap, 

Her zaman "kitap dostları"na seslenirdim; ama bugün nedense sana hitap etmeyi tercih ettim.
Bir kere ismin hoşuma gitti. İçinde "bahar" geçen sözleri severim. Bu "sonbahar" olsa bile; çünkü "bahar" benim için değişimi, umudu, ferahlığı, yenilenmeyi, gelişmeyi çağrıştırır. "Budapeşte'de Bahar" da bu sebeple ilgimi çekti.
Oldukça eski bir kitapsın. Basım tarihin 1978. Seninle ilk buluşmamızı hatırlamıyorum. Sahaflardan mı, aile kitaplığından mı gelip hazine sandığımdaki yerini almıştın bilemiyorum. Bu yıl elimdeki k…

KARA KIZ (Bernard SHAW)

Resim
Bernard Shaw adını ilk defa lise yıllarımda duymuştum. İngilizce derslerinde kendisine atfedilen anekdotlar ilgimi çekmişti. "ne kadar da sivri dilli biri" diye düşündüğümü hatırlıyorum. 
Bu anılar, hikâyeler ya da sözler sonraki yıllarda da ara ara karşıma çıktı ve ben şunu fark ettim ki Bernard Shaw'ın ismini bu kadar duymama ve anekdotları ilgiyle okumama rağmen merak edip de bir eserini okumamışım. Sıra mı gelmedi, zamanı mı değildi bilmiyorum ama Shaw'ın "Kara Kız" adlı eseriyle bu zinciri kırmanın vaktidir dedim.


Kitap Hakkında

Bernard Shawla ilgili anekdotların bahsi geçti ya, birini daha önce Çetin Altan'ın "Uçuk" adlı kitabından aktarmışım. Belki siz de okumak istersiniz diye bağlantıyı veriyorum.

"Kara Kız" nasıl bir eser derseniz, kitap hikâyelerden oluşuyor. Elime ilk aldığımda kitabı roman zannetmiştim; ama  "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" adlı eserde olduğu gibi bu sefer de yanıldım. Tanıtım yazısında da sadece "…