17 Nisan 2014 Perşembe

OZ BÜYÜCÜSÜ (L. Frank BAUM)

Korkuluk, Teneke Adam, Aslan... Küçük bir kız: Dorothy. Her birinin kendince bir isteği var. İsteklerine kavuşabilmek için Oz Büyücüsü’ne ulaşmaları gerekiyor. Acaba bunu başarabilecekler mi? Yolda onları neler bekliyor? Asıl yolculuk nerede başlayıp nerede bitiyor? Yoksa yol hep devam mı ediyor? Sorunlar belli de çözümleri kimde? Tüm bu sorulara ve belki de kendi sorularınıza cevap bulabilmek için fantastik bir macera sizi bekliyor. 
L. Frank Baumdan Oz Büyücüsü


“Her sağlıklı çocuk fantastik, şaşırtıcı ve belirgin şekilde düşsel olan hikâyelere karşı içgüdüsel ve doğal bir sevgi duyduğundan; folklor, efsaneler, söylenceler ve peri masalları asırlar boyunca çocukları takip etmiştir. Grimm Kardeşlerin ve Andersen’in uçuşan perileri, çocuksu kalplere insanoğlunun verebileceğinden daha çok mutluluk vermiştir. (Nisan 1900, Chicago ABD, L. Frank Baum)”

                                               * * * * *

“Bu hikâye çocukları hayrete düşürecek derecede neşelendirerek, baş ağrılarının ve kabusların geride bırakıldığı modern bir peri masalı olmaya çabalar. (Nisan 1900, Chicago ABD, L. Frank Baum)”

                                               * * * * *

“ ‘Toto’ya aldırma,’ dedi Dorothy, yeni arkadaşına, ‘hiç ısırmaz.’
‘Ah, korkmuyorum,’ diye yanıtladı Korkuluk, ‘samana zarar veremez. İzin ver de sepeti ben taşıyayım. Hiç yorulmadığım için buna aldırmam. Sana bir sırrımı söyleyeceğim,’ diye devam etti, yürürlerken, ‘dünyada korktuğum tek bir şey var.’
‘Nedir o?’ diye sordu Dorothy, ‘seni yapan Kıtırsoy çiftçi mi?’
‘Hayır,’ diye yanıtladı Korkuluk, ‘yanan bir kibrit.’”


                                               * * * * *

 “Biz etten kemikten yapılmış insanlar güzel bir ülkede yaşamaktansa, ne kadar bunaltıcı ya da gri olursa olsun, evlerimizi tercih ederiz. Ev gibisi yoktur.”

                                               * * * * *

“ ‘Etten, kemikten bir insan olmak oldukça zahmetli olmalı,’ dedi Korkuluk, düşünceli bir ifadeyle, ‘uyumak, yemek ve içmek zorundasın. Ama beynin var ve mantıklı düşünebilme yeteneği için bu kadar zahmete katlanmaya değer.’”

                                               * * * * *

“ ‘Hayır, benim başım bomboş,’ diye yanıtladı Teneke Adam, ‘ama bir zamanlar beynim de, kalbim de vardı, ikisini de denemiş biri olarak kalbim olmasını tercih edeceğimi rahatlıkla söyleyebilirim.’”


                                               * * * * *

“Dorothy ve Korkuluk, Teneke Adam’ın hikâyesini dikkatle dinlemişler ve neden bir kalp istediğini anlamışlardı.
‘Aynı şey,’ dedi Korkuluk, ‘kalp değil beyin istemeliyim, çünkü aptal biri kalbi olsa bile onunla ne yapacağını bilemez.’
‘Ben kalp almalıyım,’ dedi Teneke Adam, ‘çünkü beyin sana mutluluk vermez oysa mutluluk dünyadaki en güzel şeydir.’”

                                               * * * * *

“Oturup ne yapacaklarını düşünmeye başladılar, bir süre düşündükten sonra Korkuluk şöyle dedi:
‘Şurada hendeğe yakın duran, büyük bir ağaç var. Teneke Adam onu kesebilirse hendeğin diğer yanına doğru düşer ve üstünden kolayca geçeriz.’
‘Bu harika bir fikir,’ dedi Aslan. ‘Bunu duyan biri başında saman yerine beyin olduğunu sanırdı.’”

                                               * * * * *

“ ‘Neye benziyor?’ diye sordu kız.
‘Bunu yanıtlamak zor,’ dedi adam, düşünceli bir şekilde. ‘Biliyorsunuz, Oz bir büyücüdür ve istediği her kılığa bürünebilir. Bu yüzden bazıları kuşa, bazıları file, bazılarıysa kediye benzediğini söyler. Bazılarına güzel bir peri gibi, bazılarına çikolatalı pasta gibi, bazılarına da canı nasıl görünmek istiyorsa öyle görünür. Ama yaşayan hiç kimse Oz’un kendi kılığındayken neye benzediğini söyleyemez.’”


                                               * * * * *

“ ‘Bana beyin veremez misin?’ diye sordu Korkuluk.
‘Buna ihtiyacın yok. Her gün yeni bir şey öğreniyorsun. Bir bebeğin beyni vardır ama fazla bir şey bilmez. Bilgiyi sağlayan tek şey deneyimdir ve dünyada ne kadar kalırsan o kadar deneyim elde edersin.’”

                                               * * * * *

“ ‘Benim cesaretim ne olacak?’ diye sordu Aslan, sabırsızlanarak.
‘Yeterince cesaretin olduğuna eminim,’ diye yanıtladı Oz. ‘İhtiyacın tek şey kendine güvenmek. Tehlikeyle karşılaştığında korkmayan canlı yoktur. Gerçek cesaret sende olduğu gibi korkmana rağmen tehlikeye göğüs gerebilmektir.’”

                                               * * * * *

“Her şeyi yapabileceklerimi sandıkları için Korkuluk’u, Teneke Adam’ı ve Aslan’ı mutlu etmek kolaydı. Ama Dorothy’yi Kansas’a göndermek için hayal gücünden fazlası gerekiyor.”
                                          ▬    ▬      ▬