14 Eylül 2014 Pazar

YÜZÜKLERİN EFENDİSİ - YÜZÜK KARDEŞLİĞİ (J.R.R. TOLKIEN)

Fantastik bir  kitap, kitleleri nasıl bu kadar etkileyebilir?
Anlatılanların yaşamdan bir parça olması yeterli midir? 
Dostluk, cesaret, yardımlaşama...; hırs, ihanet, parçalanma...
Yazar: J.R.R. Tolkien
Kitap: Yüzüklerin Efendisi
Birinci Kısım: Yüzük Kardeşliği

“Tolkien’ın çocuk kitabı Hobbit’le kendi yarattığı dillerin gerisine kurduğu mitoloji arasında bir köprü oluşturan ve yazımı tam on yedi yıl süren bu kitap, ilk yayımlandığı 1954 yılından benim elimdeki nüshasının ait olduğu 1968 yılına kadar yalnızca İngiltere’de tam 38 kere basılmış. Amerika Birleşik Devletleri’nde 60’lı yılların öğrenci hareketleri çerçevesinde öyle güçlü bir yankı uyandırmış ki, kampüslerde ‘Frodo yaşıyor’ ya da ‘Cumhurbaşkanı adayımız Gandalf’ gibi rozetler görülür olmuş. (Bu arada, ünlü İngiliz rock şarkıcısı Sting’in adını Frodo’nun kılıcından, ünlü new age topluluğu Shadowfax’in adını Gandalf’ın atından [Gölgeyele:Shadowfax] aldığını hatırlatmakta yarar var.) (Önsöz)”


                                               * * * * *

“Hobbitler kendi yaş günlerinde başkalarına hediye verirler. Âdetlerine göre, pek pahalı, hele hele bu durumda olduğu gibi de bol keseden hediyeler değildir verdikleri; ama fena bir sistem değildir bu. Normalde Hobbitköy ve Subaşı’nda her gün birilerinin yaş günüdür, öyle ki bu yörelerdeki her Hobbit, en az haftada bir, en azından bir hediye alma şansına sahiptir. Yine de hediyelerden usanmaz.”




                                               * * * * *

“Hak ediyormuş! Belki hak ediyordur. Yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor. Ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. Yaşamı onlara verebilir misin? O halde öyle hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme. Çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez. Ben de Gollum’un ölmeden önce iyileşeceğini pek ummuyorum, ama bir şansı hep var.”

                                               * * * * *

“Hobbitlerden önce burada başkaları yaşamıştı; hobbitler yok olduklarında da başkaları yaşayacak. Etrafınızda uçsuz bucaksız dünya uzanıyor: Kendinizi buraya kapatabilirsiniz, ama dünyayı sonsuza dek dışarıya hapsedemezsiniz.”


Yeni Zelanda'daki Hobbit evi

                                               * * * * *

“Elfler iyice düşünmeden nasihat vermez pek; çünkü nasihat, bir bilgeden bir bilgeye verilecek olsa dahi tehlikeli bir armağandır ve her yol kötüye çıkabilir. Fakat ne bekliyordun ki? Bana kendine dair her şeyi anlatmadın; bu durumda ben senden daha iyi bir seçimi nasıl yapabilirim?”

                                               * * * * *

“Saldırısını savuşturamadıktan sonra, düşmanın kim olduğu pek fark etmez.”

                                               * * * * *

“Size, şunu yapın, bunu yapın, diye öğüt vermeyeceğim. Çünkü yapmakta, kurmakta veya yollar arasında tercih göstermekte değil; ancak geçmişi, hali ve kısmen de geleceği bilmektedir benim kudretim. Lakin şu kadarını söyleyeceğim size: Maceranız bir bıçağın sırtındadır. Biraz yoldan çıkarsanız, yenilip herkesin mahvına sebep olursunuz. Yine de Grup gayesine sadık olduğunuz sürece ümit olacaktır.”

                                               * * * * *

En bitmek bilmeyen iş, daha başlamadığın iştir.

                                          ▬    ▬      ▬