Kayıtlar

ARSEN LÜPEN (Maurice LEBLANC)

Resim
Polisiye romanları sever misiniz? Mesela Sherlock Holmes . Güçlü gözlem yeteneği ve zekasıyla olayları çözüme kavuşturan ünlü dedektifin maceraları sizi cezbediyor mu? Ya da ünlü polisiye yazarı Agatha Christie ’nin romanları sizi maceradan maceraya sürüklüyor mu? Öyleyse bu kitap da tam size göre. Neden mi?

ONUNCU KEHANET (James REDFIELD)

Resim
Yasalar, düzenler, kurallar… Tüm bunlar dünyanın iyi bir yer olmasına yardımcı oluyor mu sizce? Yoksa bir şeyler eksik mi kalıyor? Nerede hata yapıyoruz acaba? “Sistem” mi acımasız?  Sistemi oluşturan da insanlar değil mi sonuçta? Tüm bunların James Redfield’ın “Onuncu Kehanet” romanıyla ne ilgisi var diyorsanız...

DOL KARABAKIR DOL (Bedri Rahmi EYUBOĞLU)

Resim
“Karadutum, çatal karam, çingenem…”, “Önde zeytin ağaçları arkasında yâr…” BedriRahmi Eyüboğlu ’nu özellikle bu dizelerle başlayan “Karadut” ve “Sitem” şiirleriyle tanıyordum. Her ikisi de samimi bulduğum, günlük bir kareyi hoş bir tınıyla anlatan şiirler olmuştur benim için. Her gün gördüğümüz kişiler, başımızdan geçen olaylar belki de komşumuzun anlattığı hikâyeler… Bu kadar mı bizden, bu kadar mı içten…  Günlük yaşamınızın “sıradan” dediğiniz olaylarını farklı bir bakış açısıyla zenginleştirmek istiyorsanız Bedri Rahmi’den “Dol Karabakır Dol”.

ocak haber bülteni

Resim
Ocak, yeni bir yılın başlangıcı. Ümitlerin filizlendiği, yeni kapıların aralandığı, kışın soğuğuna rağmen umudun içimizi ısıttığı bir ay. Bütün bu güzelliklerinden dolayıdır ki haber bültenine gözüme çarpan hoş haberlerle başlamak istedim bu sefer. Bakalım bu ayki listemde neler var?

BİR MANİNİZ YOKSA ANNEMLER SİZE GELECEK (Ayfer TUNÇ)

Resim
70’li, 80’li, 90’lı yıllar. Hangisini ne zaman yakaladınız bilemiyorum ama son günlerde “Ah, nerede o eski günler!” sözünü sık duyar oldum. Geride kaldığı için mi o yıllara özlem duyuyoruz yoksa gerçekten bir başka mıydı o seneler diye düşünmeden edemiyor insan.  Teknolojinin henüz tam anlamıyla hayatımıza girmediği yıllardı. Yaşam daha yavaş, insanlar daha sevecen, çocuklar daha mutluydu. Çoğumuz hafif bir tebessümle hatırlıyoruz o günleri. Yakaladığımız yerden, aklımızda kaldığı kadarıyla.