17 Eylül 2017 Pazar

SÜPERMEN TÜRK OLSAYDI PELERİNİNİ ANNESİ BAĞLARDI (Ahmet Şerif İZGÖREN)

Kaç yaşına gelirse gelsin, bir Türk annesi için evladı her zaman “çocuk”tur. Herhalde başka hiçbir toplumda çocuğuyla bu kadar ilgilenen, onun üzerine titreyen, onun için pek çok fedakârlığı yapan anne profili göremezsiniz. 
Dolayısıyla “Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı”.


Ahmet Şerif İzgören’in bu kitabını ilk duyduğumda – herhalde isminden ötürü – bir “kara mizah” örneği sanmıştım. Halbuki bu bir  “kişisel”  - daha doğrusu “toplumsal” -  gelişim kitabı.

12 Eylül 2017 Salı

cingöz recai sinemalarda

Televizyonda fragmanlarını gördünüz mü bilmiyorum ama “Cingöz Recai” yakında sinemalarda. Başrol oyuncusu yani Cingöz Recai’yi canlandıran isim ise Kenan İmirzalıoğlu.


Cingöz Recai aslında bir roman kahramanı. Arsen Lüpen’in yerli versiyonu da diyebiliriz onun için. O da Lüpen gibi kibar ve ilkeleri olan bir hırsız. İlk hedefi ise zenginlerin haksız yolla elle ettikleri serveti kurnazlıkla alıp ihtiyacı olanlara aktarmak. 

10 Eylül 2017 Pazar

BAŞKA ZAMAN KÜTÜPHANELERİ (Zoran ZİVKOVİC)

Bir dinginlik, sessizlik, huzur ortamıdır kütüphaneler. Zamana meydan okuyan bir halleri vardır. Dünyanın tüm bilgisi, duygusu, tecrübesi onlarda gizlidir sanki. Geçmiş, an, gelecek hepsi oradadır. 
Ne de olsa her kitap bir başka dünya saklar içinde.



Zoran Zivkovic’in “Başka Zaman Kütüphaneleri” tam da bu sebeple ilgimi çekti: Kütüphaneler ve kitaplardan söz ettiği için.