18 Haziran 2017 Pazar

SEYİT BATTAL GAZİ (Mustafa ÖZÇELİK)

Türk milleti destanlarla, kahraman ve kahramanlıklarla örülü bir kültüre sahip. Bu kahramanlar arasında önde gelen isimlerden biri de“Seyit Battal Gazi”. Çoğumuz onun ismini Cüneyt Arkın filmlerinden biliyoruz. Bu filmlerde öyle bir dövüş ya da savaş sahneleri vardır ki Cüneyt Arkın daha doğrusu Battal Gazi aynı anda pek çok kişiyi yere serer de kendisine pek bir şey olmaz. Eee, destan kahramanı olmak böyle işte. Biraz gerçek, çokça abartma. Bir süre sonra hikâyenin ne kadarı ya da hangi bölümleri gerçek diye düşünmeye başlarız.


Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Projesi kapsamında pek çok kurum ve kuruluş çeşitli çalışmalara imza atmış. Sergiler, sempozyumlar, tanıtım filmleri, kitaplar… Bu kitabı da 2014 yılında Eskişehir’e yaptığımız bir gezi sırasında almıştım. Kısmet bugüneymiş; merakla ve ilgiyle okudum. Kitap Mustafa Özçelik tarafından hazırlanmış.

“Türk Milleti kendi özüne döndüğü ve geçmişini tanıdığı müddetçe güçlenerek yoluna devam edecektir. Şartlar ne olursa olsun; güzel bir niyet ve güzel bir faaliyetle çıkılan yolda hiçbir emek zayi olmaz. Bu gerçeğin en güzel örnekleri işte bu gün isimlerini taşımaktan onur duyduğumuz ve huzurlarında halen saygı ile eğildiğimiz tarihe mal olmuş kahramanlarımızdır. (SUNUŞ - Güngör Azim TUNA / Eskişehir Valisi)”

                                               * * * * *

“Müslüman Türkler arasında gazi-veli kimliğiyle ünlenen, hayatı menkıbelere, şiirlere, romanlara, filmlere konu olan ‘Seyit Battal Gazi’, bu konudaki farklı görüşler ne olursa olsun özel anlamda, doğduğu yer itibariyle Malatyalı; mezarının bulunduğu yer itibariyle Eskişehirli bir isimdir. Genel anlamda ise bütün Müslüman ve Türk coğrafyalarında kabul görmüş milli ve dini bir destan kahramanıdır. (ÖNSÖZ – Mustafa Özçelik)”

                                      

                                               * * * * *

“Türklerin tarihi, baştan sona bir kahramanlık, yiğitlik ve cesaret tarihidir. Bu yüzden bütün büyük milletler gibi, tarih sahnesine çıktıkları ilk zamanlardan itibaren pek çok destana ve destan kahramanına sahiptirler. Bu kahramanların her biri cesur, korkusuz, varlığını milletine adamış insanlardır. İslamlık öncesinde bu tür tipleri biz genellikle ‘alp’ olarak isimlendiriyoruz.”

                                               * * * * *

“İşte, bu kitaba konu olan Battal Gazi, bu isimlerin başında gelir. Hakkındaki malumat, bize, onun az önce genel çerçevesini çizdiğimiz alp-gazi tipinin en önemli örneği olarak yiğitliği, cesareti, bilgisi ve erdemiyle öne çıkan idealist bir şahsiyet olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla o, hem bir ‘alp’ hem bir ‘gazi’ hem de bir ‘eren’dir.”



                                               * * * * *

“Battal Gazi, gerek Arap-Bizans, gerekse Selçuklu-Bizans, Osmanlı Bizans mücadelelerinde hem tarihi hem de efsanevi kişiliğiyle, gaza ruhuyla hareket eden bu toplulukları motive etmiş, fetih hareketlerinde onlara iman, cesaret, umut ve güven aşılamıştır. Böylesi bir isim olması dolayısıyla da hakkında çok sayıda menkıbeler oluşturulmuş, ortaya ‘Battalname’ adıyla anılan eserler çıkmış, edebiyatın ve sinemanın konusu olmuştur.”


Sinemamızda Battal Gazi’nin Cüneyt Arkınla hayat bulduğunu belirtmiştim. Edebiyatta da çeşitli roman ve hikâyelere konu olmuş. Şu anki lise müfredatında da İslami Dönem Türk Destanları başlığı altında yer alıyor. Mustafa Özçelik tarafından hazırlanmış bu kitap Battal Gaziyle ilgili detaylı ve başarılı bir çalışma. “Hayatı, şahsiyeti, mücadelesi, külliyesi ve edebiyatta Battal Gazi” başlıkları altında konuyla ilgili tüm sorularınıza cevap bulabileceğiniz bir kaynak. Kitabın sonundaki kaynakça ve külliyenin tanıtıldığı fotoğraf albümü de kitabın artılarından. Hazırlayanların emeğine sağlık diyorum.
Konuya ilginiz varsa ya da Battal Gaziyle ilgili bir çalışma yapmanız, ödev hazırlamanız gerekiyorsa faydalanabileceğiniz güzel bir kitap.

                                               * * * * *

“Battal Gazi, daha çok bir destan kahramanı olarak kabul görmüştür ama destanları tümüyle gerçek dışı da sayamayız. Çünkü destanlar tarihin bir şey söylemediği tarihsel dönemlere ışık tutan yegane kaynaklardır. Onlar, milletlerin adeta ‘masallaştırdıkları tarihleri’ olup, yaşanan sosyal olayların bıraktığı izlerin zaman içerisinde, halkın muhayyilesi ile yoğrula yoğrula şekillendiği metinlerdir. Zaman ve mekân bakımından değişikliğe uğrasalar da toplum hayatında yaşanan olaylara ait izleri hep muhafaza ederler.”

                                               * * * * *

“Battal Gazi’nin, ortada her ne kadar farklı görüşler olsa da VIII. Yüzyılda Emeviler devrinde yaşamış olduğunu kabul etmek gerçeğe daha yakın görünmektedir. Yerli ve yabancı kaynakların pek çoğunun görüşü bu şekildedir.”

                                               * * * * *

“Battal Gazi’yi kaynakların çoğu onu VIII. Asırda başlayıp İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethine kadar beş asır devam etmiş önce Arap-Bizans, sonra Türk-Bizans mücadelesinin atmosferinde doğmuş ve yüzyıllar içinde gelişmiş bir destanın kahramanı olarak görürler. Bu durum, onun hem ‘Arap’ hem de ‘Türk’ kökenli olarak algılanmasına yol açmıştır. Dolayısıyla Battal Gazi için iki etnik kimlikten söz edilebilir.”

                                               * * * * *

“Bu ifadelerde geçen ‘Seyit’ unvanı ona peygamber sülalesine mensubiyeti dolayısıyla verilmiştir. Seyitlik unvanı aynı zamanda onun soy geçmişinin kanıtı olarak gösterilir. Buna göre ‘Battal Gazi’nin soyu İslam peygamberi Hz. Muhammed’e dayandırılmaktadır. Dolayısıyla ehl-i beyt-in devamından sayılmaktadır. Yani Hz. Ali’nin akrabalarındandır. Battal Gazi’nin Alevi-Bektaşi muhitlerinde çok sayılıp sevilmesinin asıl sebebi de budur.”

                                               * * * * *

“Battal Gazi, ilim tahsiline çok küçük yaşlarda başlar. Temel eğitimini doğduğu yer olan Malatya’da tamamlar. Ardından Hıristiyanlığı ve İncil’i öğrenmek için Antakya’ya gider. Zira burası bu ilimlerin merkezi, Hıristiyanların büyük ilim adamlarının bulundukları bir yerdir.
Dört kutsal kitabı da okur. Tefsir ve hadis öğrenir. Büyük bilginler arasına katılır.”

                                               * * * * *

“Battal Gazi’nin ölüm tarihi konusunda da farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Fakat kaynaklara bakıldığında en doğru tarihin 740 olduğu söylenebilir.”

                                               * * * * *

“Ölüm yeri ise Afyonkarahisar yakınlarındaki Akroinon (bugünkü Seyitgazi ilçesi) denilen yerdir. Battal gazi burada bir savaşta şehit düşmüş ve oraya defnedilmiştir.”

Fırsat bulursanız külliyeyi görmenizi tavsiye ederim. İlçeyi kuşbakışı gören tepelik bir alanda kurulmuş sakin, güzel bir yer. Hele bir de gittiğinizde hava bulutluysa o dingin ortam iyice mistik bir hale geliyor. 

"kitap pınarım" objektifinden Eskişehir "Seyit Battal Gazi Külliyesi"

                                            
   * * * * *

Battal Gazi Türk-İslam tarihinde ve özellikle Anadolu’nun fethi ve vatanlaştırılmasında kahramanlıkları olan mümtaz bir ‘model şahsiyet’tir. O hem bir veli, hem bir lider hem de üstün zekâlı ve güçlüklerden sıyrılmayı bilen dahi bir şahsiyet olarak destanlaşmıştır. – Veysi ERKEN

                                               * * * * *

“Ona ‘Battal’ yahut ‘pehlivan-ı âlem’…denilmesi Alpliğini, ‘gazi’ denmesi gaziliğini, ‘’şah-ı evliya’ denmesi erenliğini gösterir. Seyit sıfatı da bu bağlamda onun hem soyca hem ideal bakımından Hz. Peugamber’e bağlılığıyla ilgilidir.”

                                               * * * * *

“O inandığı ilkeler çerçevesinde zayıfa, düşküne, kadına, mazluma asla el kaldırmaz. O, dövüşte bile atından yere düşen düşmanlarına karşı kılıç kullanmayı doğru bulmaz. Kendisi de at sırtından iner ve kavgasına devam eder.”

                                               * * * * *

“Battal Gazi’nin hatırası yine aynı şekilde muhtelif şehirlerde cami, okul, vakıf, dernek, mahalle, sokaklara adı verilerek yaşatılmaktadır. Battal Gazi’nin adını asıl yaşatan yer ise Seyit Battal Gazi Külliyesi’nin de içinde bulunduğu Seyitgazi ilçesidir. Selçuklular döneminde Bizanslılardan alınan bu yere önce 70-80 hanelik bir Türkmen aşireti yerleştirilmiş adına da ‘Türkmen köyü’ denmiştir. Bu köy, asıl önemini Seyitgazi adını aldıktan yani Battal Gazi’nin kabrinin bulunup türbesinin ve etrafında bir külliyenin yapılmasından sonra kazanmıştır.”


                                               * * * * *

“Battalname, Anadolu muhitinde teşekkül eden ilk destandır. Bunu daha sonra takip eden Danişmend-name ve Saltuk-name’ye kaynaklık etmiştir.”

                                             ▬    ▬      ▬
İlginizi çekebilir: