24 Nisan 2016 Pazar

MİDAK SOKAĞI (Necib MAHFUZ)

Bugün “Midak Sokağı” ile Kahire’nin arka sokaklarına uzanıyoruz. Necib Mahfuz’un 1947 yılında yayımlanan ve kendisine Nobel Ödülü kazandıran romanı. 1977’de dilimize “Ara Sokak” adıyla çevrilen eser Necib Mahfuz’un en ünlü yapıtı. Romanda büyük kentin kenar mahallelerinden birinde yaşayanların hayatları, bunalımları, hayalleri… aktarılıyor. Orada yaşayanların gözünden mahalle belki de mahallenin gözünden orada yaşananlar anlatılmış.
“Midak Sokağı”nda dolaşmaya başlamadan önce yazar hakkında birkaç bilgi de verelim. Mahfuz, Arap dünyasının en başarılı ve tanınmış romancılarından. 1912 Kahire doğumlu (Ölüm 2006). 1934 yılında Kahire Üniversitesi felsefe bölümünü bitirdi. Mısır’ın resmi filmcilik kurumunda çalışan Mahfuz’un yazdığı kısa hikâye ve romanların çoğu da beyazperdeye aktarıldı. İçekapanık bir insan olduğunu söyleyen Mahfuz, hikâyelerini Kahire kahvehanelerinde yaptığı sohbetlerden edindiği izlenimlerle zenginleştirmektedir sanki.

14 Nisan 2016 Perşembe

nisan 2016 haber bülteni

Yine dopdolu bir gündemle birlikteyiz. Yarışmalar, fuarlar, ödüller… Baharın canlılığından olsa gerek yine pek çok etkinlik nisan günlerine çiçek açmaya başladı. Bakalım bu renkli gündemde neler var?

10 Nisan 2016 Pazar

birkaç kitap, birkaç yorum...

Merhabalar, uzun zamandır “alıntı” bölümü dışında pek de bir paylaşımda bulunamadığım “ne okur” hesabımı 8 Nisan itibarıyla kapatmış bulunuyorum. Pek çok defa belirttiğim gibi öncelikleriniz farklı olunca ya da zaman içerisinde sıralamanız değişince bazı yenilemeler de kaçınılmaz oluyor. Bundan böyle sizlerle blog, pinterest ve twitter üzerinden buluşmaya devam edeceğim kısmetse.
“ne okur”a katıldığım ilk dönemlerde platformun “inceleme” bölümünde birkaç kitapla ilgili düşüncelerimi dile getirmiştim. Hesap kapandığı için yazdıklarım bundan böyle “misafir” yazısı olarak görünecek. Bu sebeple yaptığım incelemeleri sizlerle buradan da paylaşmak istedim.

6 Nisan 2016 Çarşamba

PİEDRA IRMAĞININ KIYISINDA OTURDUM AĞLADIM (Paulo COELHO)

Bugünkü kitabımız bir Paulo Coelho romanı: “Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım”
Kitabı uzun zaman önce okumuş; ardından da okuması için bir arkadaşıma vermiştim. Ancaaak… Artık kitabım arkadaşa “hediye” oldu.
Neyse biz konumuza dönelim. Bu kitabı almamdaki en önemli iki sebep: yazarının Paul Coelho olması (“Simyacı”dan sonra okuduğum ikinci kitabı) ve kitabın ismini ilginç bulmamdı.

Birkaç gün önce bulduğum bir kâğıt üzerine karalanmış birkaç not ve alıntı üzerine yazdığım bu yazıda sanki çok şey hatırlıyormuşum gibi açıklamalar yapıp ahkâm kesmek pek de hoş olmaz sanırım. Notlarıma ve alıntılara baktığımda...

1 Nisan 2016 Cuma

ekslibris nedir?

Bugün sizlerle “ekslibris”ten “kitap damgası” ya da “kitap mührü”ne giden yolda bir seyahat yapacağız. Bazı kitapseverler kitapların kendilerine ait olduğu belli olsun diye adlarını yazarlar ya… İşte son zamanlarda bunun farklı ve bir o kadar da hoş bir şekilde “kitap mühürleri”yle gerçekleştirildiğini görüyorum. İster ilginç bir mühürle süslediğimiz kitabımıza adımızı yazalım, ister adımıza hazırlanmış mühürleri kullanalım söylemek istediğimiz aynı: “Bu kitap benim”.
“kitap mührü” kısmını anladık da “ekslibris” nedir derseniz...