21 Ağustos 2016 Pazar

simyacı

“Simyacı”, Paulo Coelho’yu okura tanıtan, sevdiren en önemli eseri hiç kuşkusuz. Kendi kişisel menkıbesini, hazinesini, bulmak için yola çıkan ve bu sırada başından pek çok macera geçen bir çobanın hikâyesi anlatılıyor kitapta. Ve anlıyoruz ki esas seyahat, kendimize, kendimizle yaptığımız yolculuk. Yolda karşılaştığımız her işaret, her kişi aslında ruhumuzun bir yansıması. Ya almamız gereken bir ders, ya vermemiz gereken bir sınav, ya da…

Simyacı” kitabına daha önce “kitap pınarım” da yer vermiştik. Bugün niye aynı başlık diyorsanız…



Aslında bugün farklı bir yolculuğa çıkıyoruz. Daha önce kitap kapakları hakkındaki düşüncelerimden söz etmiş ve bir kitap için kapağın önemini aktarmıştım. Bir kitabın kapağı bile ülkeden ülkeye ya da dönemden döneme farklılık gösterebiliyor. Çünkü her toplumun ortak değerleri olduğu gibi farklı “kültürel” değerleri de var ve bunlar sanat, kültür eserlerine de bir şekilde yansıyor. Dünyada tanınmış, çeşitli dillere çevrilmiş bir kitabın kapaklarına baktığımızda da kültürel benzerlik  ya da farklılıklar hemen göze çarpmakta. Hatta bu kültürel anlayış aynı ülkede bile dönem dönem değişim göstermekte...


Neyse sözü daha fazla uzatmıyorum ve sizleri farklı dillerdeki “Simyacı” kitap kapaklarıyla baş başa bırakıyorum. 







136. baskı

25. yıla özel, ciltli ve kutulu baskısı yapılan Simyacı Baskı Yılı: 2016



                                                  Azeri Türkçesi




                                                    İngilizce

İlk İngilizce baskının kapağı









 
25. yıl özel baskı
















                                                    Almanca




                                                   İspanyolca







Fransızca










Japonca



Portekizce







Rusça



                                                   
   ▬     ▬      ▬