22 Mart 2015 Pazar

GÖNÜL TELİNDEN (Mehmet ATAŞ)

Mehmet Ataş, “Gönül Telinden” adlı kitabında doğa gibi saf ve yalın şiirlerine yer vermiş.
Ataş, Kars ilinin Kağızman ilçesine bağlı Kötek köyünde 1931’de dünyaya gelmiştir. Ataşoğlu mahlaslı halk ozanımızın asıl adı Mehmet Ataş’tır. Babasını küçük yaşta kaybeden ozan, babasız olarak büyümenin eksikliğini hayatının her döneminde hissetmiştir.
1956 yılında, yaşadığı yöre ve çevresinin kuraklıktan etkilenmesi onda derin izler bırakmış ve şairlik duygusu bu dönemde ortaya çıkmıştır. 1994 yılında Manisa’ya yerleşen Ataş, hece vezniyle koşmalar, semailer, ağıtlar, maniler... kaleme almıştır.
Sait Küçük’ün hazırladığı kitap, bizlere Ataşoğlu’nun gönül sesini iletiyor. Gurbet, hüzün, ayrılık...

“Ataşoğlu şiirlerinde akıcı üslubu ve işlediği konularla halkın sevdasını, hasretini, öfkesini, ezilmişliğini, başkaldırışını, yurt sevgisini iyi bir derecede dile getirmesini bilmiştir. (Önsöz / Sait KÜÇÜK – Temmuz 2005)”

                                               * * * * *

AR GELİR BANA

Yaşım kocalandı aklım azaldı
Bu kocaman dünya dar gelir bana
Dizimde takat yok gücüm kalmadı
Haziran ayında kar gelir bana.

Yaş gelip de altmış yetmişi aşsa
Zekâ kalmayıp da sabrınız taşsa
El âlem ne kadar tatlı konuşsa
Konuştuğu sözler çor gelir bana.

Babalar eskimiş evlat saymıyor
Verilen öğüdü kulak duymuyor
Gelin kaynanayı eve koymuyor
Uyamam zamana ar gelir bana.

ATAŞOĞLU yaban elleri gezdi
Vefasız dünyada canından bezdi
Benim düzenimi gurbet mi bozdu
Yaşadığım günler zor gelir bana.

                        * * * * *

DEFTERİM

Yüz defa kapattım yüz defa açtım
Dertlerimi sana ektim defterim
Anladım derdim çok kendimden geçtim
Üstüne gözyaşı döktüm defterim.

Gâhî Mecnun oldum gâhî avara
Kader beni sattı çıktı kenara
Anadan doğalı hep bahtım kara
Bunca yıl çileler çektim defterim.

Kederli günlerim beni çok yordu
Ne arayan oldu ne kimse sordu
Kimi deli dedi kimi taş vurdu
Hep böyle boynumu büktüm defterim.

Çok sitemler çektim boşandım doldum
Dertlerime ortak ben seni buldum
Kırk elli yıl sennen arkadaş oldum
Ömrümü bu yolda söktüm defterim.

ATAŞOĞLU sırrın yâdlara vermez
Bu yolun yolcusu menzile ermez
İdrakim fehmetmez gözlerim görmez
Senden de elimi çektim defterim.




                        * * * * *

KİŞİ NE YAPARSA KENDİNE YAPAR

Kötü deyip kırma elin bahtını
Kişi ne yaparsa kendine yapar
Dil uzatıp yıkma gönül tahtını
Kişi ne yaparsa kendine yapar.

Hak doğru yanında onu bırakmaz
Mevla’sı yıkmazsa kul kulu yıkmaz
Ağır baş deprenip yerinden kalkmaz
Kişi ne yaparsa kendine yapar.

Dostlarını parmağına sararsın
Hısım akrabada kusur ararsın
Kendi ayağına sabun koyarsın
Kişi ne yaparsa kendine yapar.

ATAŞOĞLU gölge yapma ışığan
Meth edip kendini deme aşığam
Doğradığın gelir bir gün kaşığan
Kişi ne yaparsa kendine yapar.

                        * * * * *



YARALAMA

Gönül kırıp bir kimseyi
Dilin ile yaralama
Olacaksan sadık dost ol
Arkasından karalama.

Ele can kurban demişsen
Acı gününde gitmişsen
Komşusuna iyilik etmişsen
Yaptıkların sıralama.

ATAŞOĞLU sana ayıp
Özü özüne ol sahip
Ben aslan kaplanım deyip
Meydanlarda naralama.

                        * * * * *

KÜTÜPHANE
Okumayı seviyorsun
Gidelim Kütüphane’ye
Bilgi almak istiyorsun
Gidelim Kütüphane’ye.

Okumak olgunlaştırır
Konuşmak ustalaştırır
İnsanları kaynaştırır
Gidelim Kütüphane’ye.

Öz kültürün yuvasıdır
Güzelliğin aynasıdır
Medeniyet tarlasıdır
Gidelim Kütüphane’ye.

Zamanını değerlendir 
Aklını başına getir
Okumamak cehalettir
Gidelim Kütüphane’ye.

Hiç olur mu emekler zay
Gelenler gelir alır pay
Gel gel diyor kitap saray
Gidelim Kütüphane’ye.

ATAŞOĞLU verdi örnek
Yaşamak çalışmak demek
Bizlere okuma gerek
Gidelim Kütüphane’ye.
                         ▬       ▬       ▬