29 Mart 2015 Pazar

BELKİ HÜZÜN BELKİ AŞK (Prosper MERİMEE)

Aşk mıdır bizi hüzünlendiren yoksa hüzün müdür aşka davet eden? 
Sevgi her güçlüğün üstesinden gelebilir mi yoksa ayak bağı mı olur bazen?
Kahramanlarımızın tercihlerini nasıl kullanacağını merak ediyorsanız...
Prosper Merimee
Belki Hüzün Belki Aşk 

görsel: rafael
“Gerçekten de, ne zaman İtalya harikalarından bahsetmeye kalksanız, muhakkak birinin çıkıp da: “….. ‘de, ….. sarayındaki Rafael’i bilirsiniz elbet? İtalya’daki şeylerin en güzeldir.” deyivermesi hiç de hoş bir şey değildir. İşin kötüsü, sizin görmeyi ihmal ettiğiniz şey de tam budur. Her şeyi görmek çok zaman aldığı için en iyisi, önceden verilmiş bir kararla, ne var, ne yoksa hepsini birden batırmaktır.”


                         * * * * *


“Gemi Korsika’ya yaklaşmıştı. Kaptan, kıyının başlıca noktalarının adlarını söylüyor, miss Lydia, buraları zerre kadar bilmese bile, adlarını öğrenmekten zevk alıyordu. Adsız bir manzaradan daha can sıkıcı bir şey olamazdı.”

                                               * * * * *

“Onu incelemek zahmetine katlanmaya başlayalıberi, bu genç adam kendi felaketine doğru koşarken durdurmamanın yazık olacağını, kendisi için de, bir Korsikalıyı doğru yola getirmenin şerefli bir şey olduğunu düşünmüştü.”

                                               * * * * *

“Pek ürkek olduğu, belki de hayatında birinci kere yabancı bir toplumun insanlarıyla karşılaştığı anlaşılıyordu. Bununla birlikte, taşra kokan hiçbir şey yoktu. Garipliği beceriksizliğini kapatıyordu.”

                                               * * * * *

“Bazı bazı tuhaf bir hüzünle, gözlerini ayırmadan seyrediyordu onu; o zaman, gözleri Orso’nun gözleriyle karşılaşınca başını ilk çeviren Orso oluyordu, kız kardeşinin için için sorduğu, kendisinin de çok iyi anladığı bir soruya karşılık vermekten kurtulmak istiyordu sanki.”

model: emma watson
                                               * * * * *

“Orso’nun babası della Rebbi’nın vurularak öldürüldüğünü okuyucu önceden biliyor; ama Korsika’da insan, Fransa’da olduğu gibi, gümüş takımınızı çalmak için daha iyi bir yol bulamayan ilk kürek kaçağı tarafından öldürülmez, düşmanları tarafından öldürülür; ama düşman sahibi olmanın sebebini söylemek çoğu zaman pek güçtür. Birçok aileler eski bir alışkanlıkla nefret ederler birbirlerinden, kinlerinin esas sebebi tamamıyla unutulmuştur.”

                                               * * * * *

“Korsika’nın birçok bölgelerinde, daha çok dağlık yerlerde, alabildiğine eski, belki de putperestlik inançlarına kadar varan bir gelenek, gelip geçenleri, bir insanın öldürüldüğü yere bir taş, ya da bir dal atmaya zorlar. Uzun yıllar boyunca, acıklı ölümün hatırası insanların belleğinde yaşadıkça, bu garip sunu günden güne çoğalıp yükselir. Buna bilmem kimin yığını mucchio’su derler.”

                                               * * * * *

“ ‘Dünyada parayla her şey yapılabilir’ dedi Castriconi; ‘ama makide yalnız cesur bir yürekle ateş almamazlık etmeyen bir tüfek değer taşır.’”

                                          ▬    ▬      ▬