22 Şubat 2015 Pazar

YERYÜZÜNE VURAN TELAŞ (Yusuf ALPER)

Hayatın koşuşturması mıdır bizi yoran, daraltan; yoksa bizim telaşlarımız, hırslarımız mıdır aynadan bize yansıyan? 
Son hızla ilerlemek midir aslolan; yoksa evrenin ritmine uymak mıdır her an?
Nefes almak, güzeli görmek, an’ı yakalamak adına...

Yusuf Alper - Yeryüzüne Vuran Telaş


BEYAZ IRMAK

Bir suyun uykusuzluğundan artakalan beyaz ırmak.
Duru saydamlıkla kendini salan.
Ey benim gençliğim, kimsesizliğim.
Başladığı yere dönen: Bumerang.
Kafdağını yoleylemiş otuz kuş. Ben ki her gecede otuz kuş.

görsel: dan elijah fajardo
Bir yüzün umarsızlığından artakalan
kimsenin kimseyi duymadığı yokoluş.
Solgun bir karanfil şimdi,
nereye savrulmuş?

Bitkin bir tinin hüznünden artakalan:
Kül ki yeniden doğurur kendini.
Suda yansıması kabaran
ben nerede başlamıştım, otuz köyden kovulmuş?

Arpa boyu yol gide gele gittim.
Bir döngüde ıslık çaldım, göründüm.
Ellerimin arasından kayıp giden…
Hüzün ki baştan sona kördüğüm

Ben ki baştan sona…


                        * * * * *

AYNA

Bilincimin sararmış yaprağı
Hayatımın lirik dönemeci
Uykuyla uyanıklık arası, bir dağdan
Yuvarlanır gibi uçuruma
Ölümle öyle burun buruna

Bitmeyen çatışmaların çaprazında
Kendime tuttuğum ayna
Kendimi bulduğum ayna
Sırsız, sınırsız, bir yalnızlıkta

Yaşamla ölüm arası
Sonsuz geçitlerin kavşağında

                        * * * * *

YERİMDE SAYMAK

Çağlayan bir su gibi akıp giderken

Neyi bırakıp neyi alırım yanıma
Hayat bu kadar hızlı kirleniyorken
Hangi suda yıkanayım, kim arındırır beni?
Her şey bu kadar kirli ve kirleniyorken hızla
Her şey plastik lastik tik
Kırpıştırıyor bütün insanlar hızla

Çağlayan bir su gibi akıp giderken yaşamak
Yerimde saymak istiyorum, yerimde saymak
Kirlenmeden, is pas ve mazot sinmeden gözelerime
Yüreğim plastik bir torba olmadan
İnsansız bir dünyayı görmeden
Yerimde saymak istiyorum, yerimde saymak.    
                          
                        * * * * *

AÇIYORUM GÖĞSÜMÜ

Açıyorum göğsümü, işte size yüreğim
Bu yürek akıyla karasıyla benimdir

Senin başında yeller damarında fırtına
Kaçırdığın bu tren belki son trenindir     
    
Gözlerinin içinde mavi alevler
Gözlerin sonsuza açıldığım denizdir         

Sonlu bir dünyanın sonsuz aşkına durmuş
Bu yürek sonsuz okla delinip deşilmiştir

Açıyorum göğsümü, işte size yüreğim
Bu yürek akıyla karasıyla sizindir
                         ▬       ▬       ▬