28 Aralık 2014 Pazar

TANRI İLE DOSTLUK (Neale Donald WALSCH)

Hatalar, umutsuzluk, iç hesaplaşma…
Neale Donald Walsch
Tanrı ile Dostluk
Dürüstlük, sevgi, dostluk… Hayata farklı bir bakış açısı…


“İçimde hep en iyiye inanmayan ve kötü olanı duymayı bekleyen bir yanım vardır. Bundan dolayı, kendimi ‘Üzgünüm. Bunu kabul edemiyoruz. Tüm kitabı tekrardan yazmanız gerekli’ denmesine hazırlamıştım.”



                                               * * * * *

Dürüstlük tüm sistemler için önemlidir. Herhangi bir sistemin dürüstlüğünde bir yanlışlık varsa, sistemin kendisi de çökecektir. Yapının ne kadar karmaşık olduğunun bir önemi yoktur, eğer dürüstlük sağlanmamışsa ayakta kalamaz.

                                               * * * * *

“Dostları kaybetmenin en hızlı yolu onlara bir şeyler yüklemektir.
Hayır, bu, dostlarının kim olduğunu bilmenin en hızlı yoludur.

                                               * * * * *

Şu şekilde düşünün: zihniniz geçmişi, bedeniniz şimdiyi ve ruhunuz da geleceği kucaklar.
Bir başka şekilde söylersek, zihin inceler ve hatırlar, beden deneyimler ve hisseder, ruh gözlemler ve bilir.

görsel: rhads

                                               * * * * *

Geçmişini unutmaya çalışma, geleceğini değiştirmeye çalış.
Yapacağın en kötü şey geçmişini unutmaktır. Geçmişini unutursan, geçmişinin sana gösterdiğini de unutursun; sana verdiklerinin hepsi birer hediyedir.
Hiç önemi yokmuş gibi davranma. Daha çok, önemli olduğunu bil, çünkü kesinlikle önemlidirler, böylece bazı davranışlarını tekrarlamamaya karar verirsin.

                                               * * * * *

Kötü talih gibi bir şey yoktur, hiçbir şey rastgele olmaz, tesadüf diye bir şey yoktur ve Tanrı hata yapmaz.

                                               * * * * *

En önemlisi, şiddeti hayatınızdan çıkarın. Siz, çocuklarınız için en büyük modellersiniz. Eğer, sizi şiddet kullanırken görürlerse, onlar da şiddet kullanırlar.


                                               * * * * *

Sürekli olarak hayatta karşılaştıkları iyi sonuçları fırsat, şans, rastlantı, kısmet ya da benzer şekilde adlandırmaktalar. Kasırgalar, hortumlar, depremler, ani ölümler gibi kötü sonuçları ise Tanrı’nın işi diye adlandırıyorlar.

                                               * * * * *

“Bu dönemleri yaşadığım sırada bazılarını iyi talih bazılarını ise kötü talih olarak adlandırıyordum. Fakat şimdi, bulunduğum noktadan, hepsinin aynı yolun, hayatın kendisinin ve benim, gelişimimin bir parçası olduklarını görüyorum.”

                                               * * * * *

Birini aynı zamanda hem sevebilir hem de ona ihtiyaç duyabilirsiniz fakat ona ihtiyaç duyduğunuz için onu sevemezsiniz. Eğer ona ihtiyaç duyduğunuz için seviyorsanız, gerçekte onu değil daha çok onun size verdiklerini seviyorsunuzdur.

                                               * * * * *

Sonradan fikir yürütmeden, suçluluğa kapılmadan, duraksamadan ilerle. Hayatın önünde uzanmaktadır, arkanda değil. Yaptığın şeyi yapmışsındır. Bunu değiştiremezsin. Fakat ilerleyebilirsin.

                                               * * * * *

Ruhsal ve gizemci metinlerin çoğunun anlaşılmasında zorlukla karşılaşılmasının nedeni de budur. Bunlar sınırlı kelimelerle mutlak gerçekliği ifade etme çabalarıdır.


                                               * * * * *

Sıcak ve soğuk birbirinden ayrı değildir. Hiçbir şey ayrı değildir. Evrende, diğer şeylerden ayrı olan hiçbir şey yoktur. Bu nedenle, sıcak ve soğuk, değişen ölçülerde aynı şeydir. Keder ve neşe de öyle.

                                               * * * * *

Gerçekte asla yalnız olmadığını ve ‘yalnızlığın’ imkânsız olduğunu anlamak önemlidir.

                                               * * * * *

Tanrı’nın her zaman, herkesle konuştuğunu söylüyorum. Sorun, Tanrı’nın kiminle konuştuğu değil, onu kimin dinlediğidir.

                                               * * * * *

“Annem, ne zaman yakınlarında kötü bir şey olacak olsa, hemen ‘Tanrı kutsasın!’ derdi. Diğer herkes ‘Tanrı belasını versin!’ derken annem ‘Tanrı kutsasın!’ derdi.
Bir gün ona bunun nedenini sordum. Bana, nasıl olup da böyle bir soru sorduğumu pek anlayamamış gibi baktı. Sonra, küçük bir çocuğa açıklama yapan birinin sevgisi ve sabrı ile şöyle cevap verdi, ‘Tanrının onu lanetlemesini istemiyorum. Tanrı’nın onu kutsamasını istiyorum. Onu daha iyi hale getirecek şey budur.’”

                                               * * * * *

Siz kendinizi tekrarlıyorsunuz. Tüm tarihiniz, kişisel yaşamınızdaki ve gezegeninizdeki kolektif deneyiminizdeki hatıralarınızın bir tekrarıdır. Açgözlülük nedeniyle tekrar ve tekrar aynı davranışları yineliyor ve farklı sonuçlar bekliyorsunuz.
                                          ▬    ▬      ▬