16 Ekim 2014 Perşembe

KUT HAN (Gürhan TÜMER)

“Bir varmış bir yokmuş...
“Kut Han” adlı masalda Kut-Han, Kutsu-Han ve Kutçuk-Han’ın başından geçen olağanüstü olaylar anlatılıyor. Gürhan Tümer’den tüm masal sevenlere...

“Kut-Ülke halkı, ayı günü gelince doğan bebeğin, anasının karnından çıkar gibi görünmesine karşın, aslında bu yumurtadan çıktığına inanırmış ve bu inanç, yüzlerce, binlerce yıldır böyle sürer gidermiş.”

                                               * * * * *

“Beri yandan, karnı burnunda 2000. Kutsu-Han, aslında kocası gibi düşünüyormuş ama içi yine de tam rahat değilmiş. Kadıncağız, 2000. Kutçuk-Han’ın ileride iyi bir Kut-Han olup olmayacağından da kaygı duyarmış ya, asıl korkusu, törelere törenlere uymadığı için, hem kendisinin, hem kocasının, hem de doğacak çocuğun tanrılar tarafından cezalandırılmasıymış.”

görsel: himmapaan
                                               * * * * *

“Çiçek-Han adını verdiği ikinci çocuğunu, sarayının bahçesine, birinci çocuğu Kaya-Han’ın durduğu subaşındaki yeşilliklerin içindeki uygun bir yere diktiren Kut-Han, daha sonra, o zamana kadar, hiçbir Han’ın yapmadığı, yapmayı aklının köşesine bile getirmediği başka bir iş daha yapmış, saray bahçesinin kapılarını halka açmış.”

                                               * * * * *

“Doğrusu ya, Kutsu-Han da bu kez, Kaya-Han’ı doğurduğu zamanki kadar mutsuz olmamış, o zamanki gibi, ağlamaktan gözleri şişmemiş. Hele aradan biraz daha zaman geçince, kayadan ve çiçekten çocuklarını o kadar benimsemiş, onları o kadar sever olmuş ki, daha önceleri, ta evlendiğinden bu yana, dışarı çıkmayı pek sevmezken, sarayın geniş salonlarında dolaşmayı, süslü odalarında oturmayı yeğlerken, şimdi bahçeden içeri girmez olmuş.”

                                               * * * * *

“Şimdi artık günler, haftalar, aylar geçiyor, Kutsu-Han’ın karnı burnuna doğru yükseliyor ve Kut-Han’da, Gençler Kurulu’nun üyeleri de, Yaşlılar Kurulu’nun Başkanıyla başkan yardımcıları da, birbirleriyle şuncacık bir ilişkisi, şuncacık bir benzerliği olmayan apayrı nedenlerle, kuramlara dayanarak, dördüncü çocuğun bir insan olacağına inanıyorlarmış inanmasına ya, her birinin içinde yine de hiçbir kuşkunun bulunmadığı söylenemezmiş.”

                                               * * * * *

“Kut-Han, on yedi kez on yedi yıldır, beklemeye öylesine alışmış ki, birini yollayıp, Gençler Kurulu Başkanı’nın neden gelmediğini sordurmayı akıl edememiş.”

                                               * * * * *

“Sessizliğin kaynağını bulmak, sesin kaynağını bulmaktan çok daha zor olduğundan, bu işe kalkışanlar çok çalışmak, çok çabalamak, çok uzun süre araştırmak zorunda kalmışlar.”
                                          ▬    ▬      ▬