1 Eylül 2014 Pazartesi

günde 5 dakika mı?

“kitap pınarım”dan herkese “Merhaba!”. 


Bugüne kadar, okuduğum kitaplardan hazırladığım alıntılarla birlikteydik. Hangi Batı, İstanbul Hatırası, Yüzyıllık Yalnızlık gibi bazı yazılarda satır aralarında ben de vardım. Aslında blog’u ilk açtığımda yazıların çoğunu bu şekilde yazmayı planlamıştım. Kitaplarla ilgili yazılara da başka bloglarda yer vermeyi düşünüyordum. Ancak hayatın bize hazırladığı sürprizler, önceliklerimizde dolayısıyla planlarımızda değişiklikler meydana getirebiliyor. Bazen gitmek istediğimiz yolları değiştirmek zorunda kalabiliyoruz. Neyse lafı fazla uzatmayalım… 

Bundan böyle alıntıların yanı sıra kitaplara dair konularla da “kitap pınarım”da birlikte olacağız kısmetse. İlk olarak “günde sadece beş dakika” demiştik. Kitap okumayı sevenler muhtemelen “Sadece 5 dakika mı ne kadar az!”, kitap okumaktan hoşlanmayanlar da “5 dakika mı, öff ne sıkıcı!” demişlerdi. Neden 5 dakika isterseniz bir hatırlayalım: 


Merhaba,
Ben “kitap pınarım”. Bundan böyle sizlerle birlikte olacağım. Hangi konuda mı? Tabii ki KİTAPLAR.
Kiminizin “Yaşasın!” kiminizin “Kitap mı? Olamaz!” dediğini duyar gibiyim. İlk gruptakiler zaten kitap okumayı sevdiği için onlara bir sözüm yok; kitap ve kitaplarla ilgili ele alacağımız konuları merakla takip edeceklerini umuyorum. Sözüm özellikle ikinci gruptakilere…
Kitap okumayı sevmeyenler, kitapları sıkıcı bulanlar… Dilerim sizler de bize katılırsınız. Sizden “kitap kurdu” ya da “kitap oburu” olmanızı beklemiyorum;  ama en azından kitap okuma konusunda biraz gayret gösterebileceğinizi düşünüyorum; çünkü size ihtiyacımız var. Hem unutmayalım ki: “Kitap okumaktan hoşlanmayan kişi yoktur, aradığı kitabı henüz bulamamış kişi vardır”.
Neyse bu konulara sonraki yazılarımızda değineceğiz.  Şimdi esas konumuza gelelim. Az önce de belirttiğim gibi sizlere ihtiyacımız var; çünkü…


Yanlış okumadınız!  Bu rakamı yükseltmek için şu anda kitap okumayan ya da az okuyan kişilere “İHTİYACIMIZ VAR”. Çünkü kitap okuyanlar zaten  - zaman zaman limitlerini zorlayarak - okumaya devam ediyorlar. Ancak bizler ne kadar okursak okuyalım çıtayı daha yukarılara çıkartamayız, zaten okuyabileceğimiz rakamlardayız, en fazla bu kadar! Ama potansiyel kitap okurları, size sesleniyorum, günde sadece 5 dakikanızı ayırarak bizlere yardımcı olabilir, ülkemizin ortalamalarını değiştirebilirsiniz. Günde sadece 5 dakikayla yılda kaç saat kitap okursunuz bir bakalım:
5·365=1825 dakika          1825/60=30.41 saat
Günde 5 dakika ile yılda 30 saat. Fena değil, ne dersiniz? Rakamlar bir anda nasıl değişebiliyor. Oysa siz de yılda 6 saat grubundaydınız belki!
“Kitap okumayı pek sevmem ama artık bir yerden başlamalıyım. Hem bana ihtiyaç varmış!” diyorsanız bizi takip edin. Kim bilir belki bir süre sonra siz de “iyi bir okur” olursunuz. Unutmayın! HER GÜN SADECE 5 DAKİKA…
Hem kim bilir, belki de…