31 Ağustos 2014 Pazar

MAVİ YOLCULUK-2 (Azra ERHAT)

Azra Erhat’la Mavi Yolculuk”ta güney sahillerini, antik kentleri gezmeye devam ediyoruz. Mavi yolculuk nedir, nasıl yapılır, amacı nedir, gerçek mavi yolcular kimlerdir?
“Yirmi yıl önce Ege yörelerinde turizm başlamaktaydı. Özellikle Halikarnas Balıkçısı’nın yaptığı atılımla Efes’e, Bergama’ya, Pamukkale’ye yerli ve yabancı turistlerden gruplar, kurulmakta olan tek tük turizm acenteleri aracılığıyla gezmeye gitmekteydiler, İzmir’e uğrayan turist gemilerinin yolcuları için turlar düzenlenmekteydi. Bugün Ege, Türkiye turizminin en işlek merkezi oldu denebilir. Turist akınının sonucu olarak yörede oteller, moteller, tatil köyleri kuruldu.”



                                               * * * * *

“Halikarnas Balıkçısı da bu yöreyi yücelten romanlarını, öykülerini yazarken, sonra da kılavuzluk ettiği Efes, Bergama gibi anıtsal kentleri gezdirirken ve bunların arasında Bodrum en güzeli, en çekicisidir derken, günün birinde Bodrum’da bir değişiklik olacağını bilmiyor muydu?”

                                               * * * * *

“İlk mavi yolculukları yaptığımız yıllarda, bizim kiraladığımız teknelerdeki ilkel yaşamdan dolayı bizimle alay eden edeneydi. Bir dağın tepesinde yıkık bir anıt görmek için çektiğimiz çileye, göze aldığımız yorgunluğa katlanılmaz diye düşünenler çoğunluktaydı. Bunları yola getirmek bir eğitim sorunuydu.”



                                               * * * * *

“Anadolu üzerine eski çağlardan beri, çoğun batılı yazarlarca önemli, kapsayıcı, okunması kaçınılmaz kitaplar yazılmıştır. Strabon ve Pausanias gibi antik yazarlar gezdiğimiz yöreler üstüne temel bilgilerimizi sağlayan hazine niteliğindeki kaynaklardır.”

                                               * * * * *

“1957 sularında Gökova Körfezini gezmek için tuvaleti bile olmayan bir balıkçı teknesini kiralamak zorunda olan bizler, sayısı gün geçtikçe artan yatlarla gitgide yükselen fiyatlarla mavi yolculuk yapıldığını görmekteyiz.”

                                               * * * * *

“Halikarnas Balıkçısı, öykülerinde anlatmakla bitiremediği deniz ve kıyı güzelliklerini ilkin bir küme arkadaşı, Türkiye’nin seçkin yazar ve sanatçılarından birkaç kişi ile birlikte bir tekne kiralayarak Gökova diye anılan Kerme Körfezi’ni gezmeye çıkmıştır.”

                                               * * * * *

“Unutulmaz gezilerdi 1958, 1960 ve 1962 gezileri. Halikarnas Balıkçısı denizi balıkları, göğü yıldızları, karayı geçmişi ve bugünü ile öylesine canlandırır, öyle birbirinden ilginç ve meraklı bilgilerle donatır süslerdi ki, on günlük gezi eşsiz bir serüven oluverirdi. İlk Gökova yolculuğundan beri hep yanında bulunan Sabahattin Eyüboğlu bu gezileri sürekli bir gelenek haline getirmiş ve bunlara ‘mavi gezi’ ya da ‘mavi yolculuk’ adını takmıştır.”


                                               * * * * *

“Mavi geziye konserve balık yiyerek gidilmez, gidilirse de o mavi yolculuk olmaz, Ege kıyılarında da sadece yolculuk yapıp giden adamlara da acınır doğrusu, bir lokantaya girip de aç dönenlere benzetilebilir onlar.”

                                               * * * * *

“Fotoğraf çekmenin anlam ve değerini ancak mavi yolculukta algılar ve anlarsınız. Gördüğünüz yerler o kadar şaşırtıcı güzelliktedir ki, görmeye gözleriniz yetmez, her görüntüyü her anı içinize iyice sindirmek, geçip gittikten sonra bir daha görebilmek, yaşamak ve yaşatmak için deliye dönersiniz.”

                                               * * * * *

“Biraz önce söyledim, gene vurguluyorum; mavi gezi herhangi bir deniz gezintisi değildir, herhangi bir yolculuk değildir, herhangi bir eğlenme ve vakit geçirme türü de değildir. Mavi gezinin bir hümanist felsefesi vardır, ama yaşayan bir felsefedir bu, bir dünya ve insan görüşünü pratiğe dökmektir, bu yüzden felsefeler arasında en insanca, en herkese açık bir mutluluk yöntemi diye tanımlanabilir.”


                                               * * * * *

“Hemen şunu söyleyeyim ki, mavi yolculuğun bayrağı vardır, mavi yolcuların forsu açık mavi zemin üzerine beyaz boya ile çizilmiş bir kupa ve iki küçük amforadır. Bu simge Keramos’ta (bugünkü adı Ören’dir) bulunmuş bir taş stel’den esinlenerek alınmıştır. Ayrıca koyu mavi veya lacivert uzunluğuna bir bayrak üzerine büyük beyaz harflerle MERHABA yazılır, bu iki mavi yolculuk forsu törenle iskeledeki bayrak direğine çekilir.”

                                               * * * * *

“Ege kıyılarında mavi yolculuğa en elverişli iki bölge vardır: Biri önceden belirtildiği gibi Gökova körfezi, öteki çok daha uzun bir yolculuk gerektiren Marmaris ile Antalya arasındaki kıyılar. Biri eski Karya, öteki eski Likya yöresini kaplar. Bu iki bölge de doğal zenginlikleri ve tarihi anıtları, kalıntıları ile Türkiye’nin en ilginç yörelerindendir.”

                                               * * * * *

“Knossos sarayının altındaki binbir dehlizli yapıya ‘Labyrinthos’ deniyor. Labirent olarak dillere geçen bu sözcük labrys’ten türemedir.”

                                                * * * * *

“Bodrum’un neresinden bakılsa, iki koyu tam ortasında biçip dikilen Bodrum Kalesi şehrin en ilginç yapısıdır. XV. yüzyılda Rodoslu Senjan şövelyelerince yapılmış olan bu kale bugün tam onarılmış durumda, dünyanın en zengin sualtı arkeolojisi müzelerinden birini barındırmaktadır.”

                                               * * * * *

“Fethiye bugünkü adını 1914’te şehit düşen pilot Fethi beyden almıştır.”

                                               * * * * *

“Ölü Deniz Ege ve Akdeniz kıyılarında turisti en çok çekecek, büyüleyecek bir yerdir. Yatlar için ideal bir sığınak, su sporları için eşsiz bir alandır. Çepeçevre dolanan sarp tepelerine çıkıldı mı, bütün yöre denizleri, burunları, koyları, ırmakları ile çarşaf gibi serilir gözünün önüne.”
                                          ▬    ▬      ▬