21 Nisan 2014 Pazartesi

KIRMIZI BİSİKLET (Selma MİNE)

Kendi harçlıklarıyla para biriktirip vitrinde gördüğü Kırmızı Bisiklet”e kavuşmak isteyen bir ilkokul öğrencisi... Ona yardımcı olmaya çalışan arkadaşları... Her şey istediği gibi gerçekleşecek ve küçük Nizo, istediği bisiklete kavuşabilecek mi? Aile ve dostluk bağlarıyla güçlendirilmiş sevgi dolu bir hikaye... Selma Mine’den...

“Uzaktan uzağa zil sesi duyuluyordu. Ama Nizo, o anda orada değildi. Oradaydı da, aklı başka yerde.”



                                               * * * * *

“Karakulak, minicik kuyruğunu hızlı hızlı salladı. «Hav hav!» diye bağırdı. Gören, sanki kadının sözünü anladığını sanırdı. Aslında anlamamıştı ama hanımının sesi biraz sert çıktığına göre, gene bir kabahat işlemiş olmalıydı.”

                                               * * * * *

“Nizo, babasının, kendisini büyük insan yerine koymasını pek severdi. Hele akıllıca laflar ettiği zaman, Sami Usta oğlunu öyle bir beğenirdi ki dünyalar Nizo’nun olurdu.”

                                               * * * * *

“Nizo başını salladı. Gerçekten de bilmiyordu. Ama ne gariptir, onları seviyordu. Demek insanları sevmek için, onların adları ya da kimlikleri önemli değildi. Tanıdığı nice kişiler vardı ki, onlardan hoşlanmıyordu.”

                                               * * * * *

“Arayı soğutma… Dersler, sıcağı sıcağına çalışılırsa akılda kalır. Üzerinde durulursa unutulmaz. Yoksa rüzgârın önüne kattığı yapraklar gibi, siliniverir insanın aklından öğrendikleri.”

                                               * * * * *

“Hani bir duyan olsa, Nilüfer Hanım’ın kursa değil, üniversiteye kaydolduğunu sanırdı. Zaten mahalleli için, okuma-yazma öğrenmek… Hele çoluk çocuk sahibi, evli barklı bir kadının yeniden okula gitmesi, Ay’a gitmekten daha önemliydi.”

                                               * * * * *

“Gözyaşlarını kurulamaya çalıştı, Doktor, bir kez daha Nizo’nun başını okşadı. Ne tatlı bir yüzü vardı şu çocuğun. Temiz, bütün kötülüklerden uzak. İyilik ve güzelliğe açık…
«İnsanlar, büyüdükten sonra da böyle kalabilseler» diye düşündü,  «Eminim çoğu kötülükler ortadan kalkardı.»
Nizo’nun tüm üzüntüsünü dağıtan bir gülümseyişle:
— Dua et çocuğum! dedi. Tanrı, küçüklerin sesini daha çabuk işitir!”
                                          ▬    ▬      ▬