23 Aralık 2013 Pazartesi

MUTLULUK SANATI (DALAİ LAMA - Howard CUTLER)

“Mutluluk Sanatı”, batılı bir psikiyatr Howard C. Cutler’ın, uzak doğu kültürünün önemli simalarından Dalai Lama ile yaptığı sohbetleri içermektedir.“Hayatın Amacı, İnsan Sıcaklığı ve Sevecenlik, Acıyı Dönüştürmek, Zorlukların Üstesinden Gelmek” gibi bölümlerden oluşan kitap, yaşamın koşuşturmasında zaman zaman unuttuğumuz bazı noktaları tekrar hatırlamamız için...

“Bu görüşmeler Dalai Lama’nın insanları daha mutlu bir yaşama yöneltmek için aktardığı görüşlerini içermektedir. Ayrıca batılı bir psikiyatrın görüş açısını yansıtan kendi gözlemlerim ve yorumlarım da bu görüşlere eklenerek tek bir proje altında toplanmıştır. (Howard C. Cutler, MD.)”

                                               * * * * *

“Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam etti: ‘Sanırım, modern Batı toplumlarında temeli bilime dayanan güçlü bir kültürel şartlanma var. Fakat bazı örneklerde, Batı bilimince konmuş öncüller ve parametreler, bazı gerçeklerle ilişkiye geçme biçiminizi sınırlayabilir. Örneğin, sizde, her şeyin tek bir ömrün iskeleti içinde açıklanabileceği düşüncesinin sınırlaması var; dahası bunun her şeyin açıklanabileceği, açıklanması gerektiği ve açıklaması olduğu kavramı ile birleştiriyorsunuz. Fakat açıklama yapamayacağınız gerçeği ile karşı karşıya geldiğinizde, bir tür gerilim yaratılıyor ve bu tıpkı şiddetli bir ıstırap hissine benziyor.’”

                                               * * * * *

Memnuniyet duygumuz büyük ölçüde kıyaslama yapma eğilimimiz tarafından etkilenir. Şu anki durumumuzu geçmişimizle kıyasladığımızda daha iyi bir durumda olduğumuzu görürsek, mutlu oluruz. Örneğin, yılda 20.000 $ kazanıyorken birdenbire 30.000 $ kazanmaya başlarsak kendimizi mutlu hissederiz, fakat bizi mutlu kılan kazancımızdaki mutlak artış değildir, çünkü kısa süre sonra yeni kazancımıza da alışırız ve yılda 40.000 $ kazanana dek mutlu olamayacağımızı fark ederiz. Çevremize bakar ve kendimizi başkalarıyla kıyaslarız. Ne kadar kazanırsak kazanalım, eğer komşumuz bizden fazla kazanıyorsa kazancımızdan tatmin olamayız. Profesyonel sporcular, yıllık gelirlerinin 1 milyon $, 2 milyon $ ya da 3 milyon $ olmasından şikâyet ederler ve mutsuzluklarını haklı çıkarmak için de takım arkadaşının daha yüksek ücret almasını delil olarak gösterirler.”


                                               * * * * *

“Mutluluğa ulaşmanın birinci koşulunun kişinin zihinsel tutumu olduğunu söylerken tabii ki yiyecek, giyecek ve barınak gibi temel ihtiyaçlarımızın karşılanması gerektiğini reddetmiyoruz. Fakat bu temel ihtiyaçlar karşılandığında, mesaj açıktır: Daha fazla paraya, daha büyük başarılara ya da üne, mükemmel bir bedene ve hatta ideal eşe ihtiyacımız yok – şimdi, tam şu anda, eksiksiz bir mutluluğa ulaşmak için gereksinim duyduğumuz temel donanım olan bir zihnimiz var.

                                               * * * * *

“İzlediğimiz yol ya da çalışma ne olursa olsun, düzenli olarak çalışmak ve buna alışmak dışında hiçbir şey bunları daha kolay hale getiremez. Çalışma yoluyla kendimizi değiştirebiliriz.”

                                               * * * * *

“Disiplinden kastettiğim, kendini disipline sokmaktır, bir başkası tarafından size dışarıdan dayatılan bir disiplin değildir. Ayrıca, olumsuz özelliklerinizin üzerine çıkmak amacıyla uygulanan disiplinden bahsediyorum. Bir suç şebekesinin lideri, başarılı bir soygun gerçekleştirmek için disipline ihtiyaç duyabilir, fakat bu disiplin yararsızdır.”

                                               * * * * *

“Nöropsikolojimizde şiddete eğilim göstermemiz için bizi zorlayan hiçbir şey yoktur. Temel insan doğasını inceleyen pek çok araştırmacı, temelde iyi, koruyucu insanlar olarak gelişme potansiyelimiz olduğu gibi şiddet dolu, saldırgan insanlar olarak gelişme potansiyelimiz (gizilgücümüz) olduğunu da düşünmektedirler; bu durumlardan hangisinin baskın çıkacağı bir eğitim sorunudur.”

                                               * * * * *

“Yarın bu zamanda burada olacağımızın bir garantisi yoktur. Gene de tamamen bu temel umut nedeniyle çalışmaya devam ederiz. Bu nedenle zamanı en iyi şekilde kullanmalıyız. Bence zamanın doğru kullanılması şudur; eğer yapabiliyorsanız diğer insanlara, diğer canlılara yardım edin, eğer bunu yapamıyorsanız en azından onlara zarar vermekten kaçının.”



                                               * * * * *

“Mark Twain’in dediği gibi, ‘hiçbir erkek ve hiçbir kadın, bir çeyrek yüzyıl evli kalana dek mükemmel bir aşkın ne olduğunu gerçekten bilemez…’”

                                               * * * * *

“Harvard Üniversitesi’nde psikolog olan David McCellan’ın yaptığı bir deneyde, bir grup öğrenciye, Kalküta’da hasta ve yoksul insanlar arasında çalışan Rahibe Teresa’nın filmi gösterilmiştir. Öğrenciler, filmin kendilerinde şefkat duyguları uyandırdığını belirtmişlerdir. Bundan sonra, öğrencilerin tükürüğü incelenmiş ve solunum sistemindeki enfeksiyonlara karşı savaşmaya yardımcı olan immunoglobulin-A’da artış olduğu görülmüştür.”



                                               * * * * *

“Kişi, her olayın, her durumun farklı yönleri olduğunu anlamalıdır. Her şeyin göreli bir doğası vardır.”

                                               * * * * *

“Sorunlar baş gösterdiğinde, genellikle sorunlara bakış açımız daralmaktadır. Tüm dikkatimiz, bu sorun hakkında endişelenmeye yönelir ve bu tür zorlukların sadece bizim başımıza geldiğini düşünürüz. Bu durum, kişiyi, sorunu daha da zor hale getiren bir tür kendini yıpratmaya götürmektedir.”

                                               * * * * *

“Gerçekte kimse yüzde yüz kötü değildir. Yeterince uğraşırsanız, karşınızdaki insanın bazı iyi özelliklere sahip olduğunu görebilirsiniz. Birisini tamamen kötü olarak görme eğilimi, o kişinin gerçek doğasından çok, bizim o kişi hakkındaki görüşümüzden kaynaklanmaktadır.”

                                               * * * * *

“Yazar Graham Green, Üçüncü Adam (The Third Man) adlı kitabında şöyle yazmıştır: ‘İtalya’nın Borjialar’ın idaresi altında kaldığı otuz yıl boyunca, savaş, terör, cinayet ve kan dökme hiç eksik olmadı; fakat aynı zamanda Mikelanjelo, Leonardo da Vinci ve Rönesans’ı da ürettiler. İsviçre’de kardeşlik, beş yüz yıl süren bir demokrasi ve barış yaşanmıştı; peki ne ürettiler? Guguklu saat!’”

                                               * * * * *

“Eğer çok yüksek umutlar besliyorsak, hayal kırıklığına uğrayabiliriz. Çok küçük umutlar beslemek de, sınırlarımıza meydan okuma ve gerçek potansiyelimizi ortaya çıkarma isteğimizi bastıracaktır.”

                                               * * * * *

“          Eğer biri okla vurulmuş bir kişiye rastlarsa, okun nereden geldiği, ya da oku atanın kim olduğu ya da okun gövdesinin hangi ağaçtan yapıldığı, ok ucunun nasıl şekillendirildiği ile zaman kaybetmemelidir. Bunun yerine dikkatini, oku hemen çıkartmak üzerinde yoğunlaştırmalıdır.
                                                                        Shakyamun, Budha”

                                               * * * * *

“İnsanlığı bölen pek çok şey, dünyada pek çok sorun vardır. Din, dünyadaki kavga ve acıları azaltmak için bir çare olmalıdır, bir başka kavga sebebi değil.”
                                      ▬       ▬      ▬